27 Nisan 2013 Cumartesi

GAZETEREĞLİ'NİN PORTRE EREĞLİ BÖLÜMÜNE VERDİĞİM RÖPORTAJ


Portre Ereğli

Gürdal ÖZÇAKIR

Eğitimci -Tarih Araştırmacısı

1) Özgeçmiş

18.02.1970 tarihinde Kdz. Ereğli’de dünyaya geldim. İlk ve orta öğrenimimi sırasıyla Alemdar İlkokulu, Atatürk Orta Okulu ve Kdz. Ereğli Lisesinde tamamladıktan sonra 1987 yılında Marmara Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünü kazanarak eğitimimi İstanbul'da sürdürdüm. 1991 yılında mezun oldum.1991 yılından itibaren Trabzon Çaykara Dursun Pakoğlu İlköğretim Okulu, Bartın Lisesi, Armutçuk İlköğretim okullarında çalıştım.1997 yılında eşim Mukadder Hanım ile evlendim.1998 yılından itibaren Kdz. Ereğli Anadolu lisesinde Tarih öğretmeni olarak görev yapmaktayım. Hilal Didar, Nihan Didar ve Zülal Didar adında üç kız evladı babasıyım.

Özellikle Zonguldak-Ereğli havzası ile ilgili yaptığım çalışmalarım ve makalelerim 2007 yılından itibaren Memleket Dergisi, Değişim Dergisi, Uyanış Dergisi, Son Nokta Dergisi, Zonkişot Dergisi, Pozitif Dergisi, Yerli Gaste, GazetEreğli Gazetesi, www.haberzonguldak2.com ve www.etarih.com internet sitesinde yayımlandı. Ayrıca ulusal alanda yayınlanan Yedikıta Dergisinde de ilk kez Karadeniz bölgesini içeren bir makale olma özelliği taşıyan Dilaver Paşa ile ilgili çalışmam yayımlandı. Katıldığım konferans ve yerel televizyon programlarında Ermeni Meselesi, Çanakkale Savaşları ve Kdz. Ereğli Futbol Tarihi ile ilgili görüşlerinin kamuoyu ile paylaşmaya çalıştım.

 2) Tarih Araştırmalarına Nasıl Başladınız? Bugünlere Nasıl Geldiniz? Kısaca Değerlendirebilir miyiz?

Aslında tarih araştırmalarım yaklaşık 10 yıldır devam ediyor. Bunların yazıya dökülmeye başlaması 2006 yılında oldu. O yıl Kdz. Ereğli Futbol Tarihi (1923-1950) kitabını yazmaya karar verdim. Bu çalışmamda rahmetli babam Ereğli spor basınının simge ismi Halidun ÖZÇAKIR’ın bana verdiği 10 kadar fotoğraf ve Şirin Ereğli Gazetesindeki yazı dizisi ilk kaynaklarım oldu. Fotoğraf sayısı sonradan Sayın Engin ÖZTABAK, Seyfi ONAT ve Ziyaettin CIBIR sayesinde 100‘ü geçti. En önemlisi bu fotoğraflardan yüzlerce kişinin adı tespit edildi.
Daha sonra çalışma metodumu belirledim. Yerel ve sözlü tarih araştırmaları yaparak yerel değerlerimizi ülke çapında tanıtma gayesiyle makaleler yazmaya başladım. Şu an 25 civarında bölgemize ait tarihi şahsiyeti yazılarımda konu ettim. Bunların hepsi Devlet adamı, asker ve çok meşhur şahsiyetler değil yani tam anlamıyla yerel tarih mantığına göre bakarsak bölgemiz tarihine kültürüne sporuna katkı vermiş kendi kahramanlarımızı önce şehrimize sonrada ülkemize tanıtmış oldum. Ayrıca Efemera dediğimiz kimlik belgeleri, fotoğraf, kartpostal, karne, diploma, vb. belgelerin nasıl kullanılacağı ve bunların tarih çalışmaları açısından önemi ile ilgili yaptığım çalışmaları önce yerel bir dergimiz olan Son Nokta Dergisinde yayımladık. Sonra tüm Türkiye’den Tarih Öğretmenlerinin katıldığı Antalya da ki bir seminerde yerel tarih, sözlü tarih ve efemera kullanımı adında sunum olarak paylaştım. Şu an yapılandırıcı tarih yaklaşımı ilkokullarda ve liselerde derslerde kullanılan bir metot bu beni sevindiriyor. Zaten benim yaptığım çalışmalarda bu merkezde idi. Okullarımızda Fatih Projesi sayesinde derslerde bol görsel materyaller kullanma film ve belgesel seyrettirme şansımız var. Ve tüm bu birikimlerimi derslerde de kullanabilmek beni sevindiriyor.

 3) Neden Tarih?

Tarih benim için bir hobi hayatta her gün yeni sürprizlere hazır olup keyifli ve öğretici bilgiler keşfetme yolu. Ben insanlara önem veriyorum Tarih İngilizcede story yani hikaye kelimesinden türetilmiş history şeklinde anlam bulmuş bir bilim. Özde her şahıs önemlidir yani herkesin bir hikayesi vardır. Bu hikaye ne kadar çok insanla paylaşılırsa o kadar daha değer kazanır. Mesela benim kahramanlarım kimler Ahmet Nimet Hoca, Ziyaettin CIBIR, Sadeddin ERİŞEN, Niyazi DEMİREL, Celal ACAR, Sabit Nihat DURAN, Şaban KALMAZ, Temel KARAMAHMUT bir anda ilk aklıma gelenler bunları ilk önce bir özel hafiye inceliğiyle ve kâğıt arkeologluğu ile ben tanıdım. Sonra Kdz. Ereğli kamuoyu tanıdı ve nihayetinde Türkiye çapında ve Kdz. Ereğli Sayfası bloğum sayesinde tüm dünya tanıdı diyebilirim. Şunu da ekleyeyim bugün sosyal projeler ülkemizde de yaygınlaşmış durumda ve dezavantajlı dediğimiz gruplara uygulanan projeler her platformda destek ve hatta hibe bulma şansına sahip. Kimler dezavantajlı gruba dahildir diye sorarsak akla ilk olarak; Fiziksel Engelliler, İşsizler, Yoksullar, Eski Hükümlüler, Çocuklar ve sosyal güvencesi olmayan kadınlar akla gelir. Yaşlılarda bu gruba dahildir ama pek akla gelmezler. Yerel Tarih çalışmaları bence bu açığı kapamakta yararlı ben buna bizzat şahit oldum. Düşünün 1940’lı yıllarda halkevi çalışmalarında bulunmuş futbol takımı kaptanlığı yapmış sonrasında Kdz. Ereğli sosyal yaşamında da etkili olmuş bir kişiye yani Ziyaettin CIBIR Amcaya ulaşıyorsunuz. Tam olarak 60 yıl geçmiş ve ona şehre katkılarından dolayı bir şükran plaketi veriyorsunuz. O kişinin gözlerindeki parıltı, sevinç ve onur duygusu tüm yorgunluğunuza değer ve o şahsa aidiyet duygusu ve yaşam sevinci katar. Yine bir örnek vereyim Tarihçi arkadaşım Sayın Murat KARA Mükellefiyet dönemini yazdığı kitapta araştırmaları sırasında 1938 yılında Atatürk’ün cenaze merasimindeki özel 10 muhafızdan biri olan amcayı kitabının imza gününde onur konuğu olarak davet edip misafirlerle buluşturduğunda o yaşlı çınar Şaban KALMAZ Amca birebirden ne kadar dinçleşti ve duygulanmıştı. Bunlar çok güzel çalışmalar. İşte ben bu yönüyle tarihi seviyorum yoksa tarih kitaplarındaki hamasetli kahramanlar, savaşlar ve sonuçları, ekonomik boyutları vb. beni bu kadar ilgilendirmiyor bence yaşamın içindeki tarih önemli. Onunla beraber yaşamak güzel. Farkında mısınız? Bilemem bugün muayene olduğunuz bir doktor, alışveriş yaptığınız bir bakkal, karşı daire komşunuz belki de Gazi Alemdar Gemisi kahramanlarının torunları veya çocukları olabiliyor. Her gün iş güç telaşı ile koşuşturduğumuz bu kentin sokaklarında 5000 yıllık bir süreç içinde acaba kimler geldi geçti. Onların bıraktığı izler takip etmek müthiş bir duygu.

4) Karadeniz Ereğli Tarihi Hakkında Araştırmalarınızı Biliyoruz. Çalışmalarınız Birçok Dergi,

 Gazetede Yayınlandı. Çalışmamalarınız Ne Aşamada? Çalışmalarınızı İleride Kitap Haline

Dönüştürmeyi Düşünüyor musunuz? Bu Konuda Neler Söyleyeceksiniz?

Evet, haklısınız daha öncede isimlerini belirttiğim gibi yerel ve ulusal dergilerde internet sitelerinde ve kendi bloğumda çalışmalarım yayınlandı ve hala yayımlanıyor. Kdz. Ereğli Sayfası bloğum istatistiklerini incelediğimde beni sevindiriyor. Günde 150-200 arası ziyaretçi makalelerimi ve bölge ile ilgili diğer araştırmacıların eklediğim makaleleri okuyor.

1 Aralık 2012 – 30 Aralık 2012 tarihleri arasında bu sayı 5091’e ulaşmış mütevazı yerel bir blog için bence bu iyi bir sayı. Şu an çalışmalarım devam ediyor aynı anda 3-4 konuyu beraber araştırıyorum bunlarla ilgili arşiv taramaları basılı eserlerin tespiti zaman ve maddiyat açısından baya zahmetli çünkü 4 sayfalık bir makale için bazen 3-4 kitap almak bunları bulabilmek gerekiyor.300 sayfalık kitabı bir umutla bulup sonra ondan kullanabileceğiniz bilginin ancak bir paragraf olması iğne ile kuyu kazmaya eşdeğer. Bir makalenin oluşumu bazen 2 sene bile sürebiliyor. Sonuçta dergi ve gazetede yayınlandığında o mürekkep ve kağıt kokusu büyülü sayfaları açtığınızda öyle bir mutluluk yaşıyorsunuz ki tarifi imkansız. Şu an en az 3 kitap basacak kadar çalışmam birikti. Birincisi hazır gibi 2007 yılından beri çeşitli dergilerde yayımlanan 25 civarında bölgemize ait tarihi şahsiyeti bol görselli olarak bir kitapta toplayabilirim. Yine uzun soluklu bir Projemde “Seyahatnamelerde ve Anılarda Kdz. Ereğli ve Çevresi” üçüncü çalışmam sürpriz olarak kalsın çok yakında bu konuda aylık bir dergide bu konuyu okuyucularımla paylaşacağım. Şu ana kadar iki kitabım yayımlandı. Birincisi “1923-1950 Kdz. Ereğli Futbol Tarihi” bu tamamen kendi imkanlarımla sponsor sorunuyla boğuşarak gerçekleşti. Diğeri “Kurtuluş Savaşında Bir Destan Gazi Alemdar Gemisi” Deniz Kuvvetlerine hazırladığım için sponsor kaygısı olmadan zevkli bir çalışma idi. Yeri gelmişken Gazi Alemdar Gemisinin müze çalışmaları aşamasında tanıştığım kitabı yazmam için benden destek isteyen sıra dışı ve enerjik bir yapıya sahip olan o dönemin Karadeniz Bölge Komutanı Sayın Türker ERTÜRK’e buradan bir kez daha teşekkürü bir borç bilirim. Ayrıca uyumlu bir çalışma yürüttüğümüz Binbaşı Sayın Mehmet DÖNMEZ’i de unutmamak gerekir.

            Kitaplar için o kadar acelemde yok sponsor peşinde koşmak istemiyorum ve büyük ihtimalle kendi imkanlarımla da olsa zamanı gelince Allah nasip ederse. kitaplarımı yayımlayacağım. Birde hedeflediğim bir proje var çok farklı ve alanında belki bir ilk olacak çalışmalarımda yer alan kahramanlarımın hayatlarından ilginç kesitler sunan bir nevi stand up bol görselli gerekli yerlerde kısa video hatta müziklerle bir program ve benim kişisel müzem o şahıslara ait fotoğraf, resmi evrak ve imzalı kitapları aynı anda bir sergiyle tanıtmak çünkü sahaflardan topladığım o kadar ilginç belge birikti ki bunlardan biri benim için çok daha değerli 1942 yılında 22 yaşında vefat eden ve şu an hayatı bir filme konu olan Rüştü ONUR’un kartviziti talihin bir cilvesi bana ulaştı. Ayrıca meşhur şair Behçet Kemal ÇAĞLAR imzalı Akın Tahir KARAUĞUZ’a hediye edilmiş şiir kitabı da çok önemli bir belge olarak şahsi koleksiyonumda yer alıyor.

 5) Son Söz Olarak Söylemek İstedikleriniz?

Bu röportajı benimle gerçekleştiren siz Özge Hanım ve tüm GazetEreğli ailesine teşekkür ederim. Ayrıca sizlerle özel bir gönül bağım var. Şöyle ki son iki sene içinde “YAKIN TARİHİMİZDE İZ BIRAKANLAR” yazı dizimle 24 sayıda okuyucularımla buluşmuş olduk. Yerel anlamda belki de Ereğli basın tarihinde bu kadar uzun soluklu başka bir çalışma bildiğim kadarıyla yok.
Son olarak özellikle şunu söylemek istiyorum yaptığım çalışmalarımdan dolayı bazen istemeyerekte olsa evime çocuklarıma zaman ayıramadığım dönemler oluyor. Bu yüzden beni hep anlayışla karşılayan ve en büyük destekçim olan sevgili eşim Mukadder ÖZÇAKIR’ a teşekkür ediyorum.

RÖPORTAJ :ÖZGE CERRAH
 

 

Hiç yorum yok: