12 Eylül 2012 Çarşamba

ZONGULDAK (MEMLEKET GAZETESİ) MUHABİRİ M.EMİN BEYİN EREĞLİ ZİYARETİ VE İZLENİMLERİ

ZONGULDAK (MEMLEKET GAZETESİ) MUHABİRİ M.EMİN BEYİN 
EREĞLİ ZİYARETİ VE İZLENİMLERİ
28 TEMMUZ 1931


M.EMİN BEY (GÜRDAL ÖZÇAKIR ARŞİVİ)

Ereğli’yi iki yıllık hasretten sonra tekrar görmek üzere Bartın vapuruna bindim. Güzel bir tesadüf beni vapurda pek kıymetli aşinalarla karşılaştırdı. Ereğli–Filyos hattının geçiş yerlerini tespit eden heyetten İhsan Ali Bey Ereğli’ye mektep yerini keşfe giden heyet. Bu zevatla memleket mevzuları etrafında epeyce samimi hasbıhallerde bulunduk. Çok istifade ettim. İhsan Ali Bey Ereğli’nin çok yakın bir atide erişeceği yüksek saadetten bahsetti. Heyetten Güneş Bey Demiryolundan Bartın’a da bir kol verilmesi mütalaasında bulundu. Bu konuşmaya dalarak yolculuğumuzu duymuyorduk bile. Nihayet vapurumuz Ereğli limanına girdi. Ereğli Elektrik nurlarından mahrum olmakla beraber ay ışığı altında çok sevimli cazip bir manzara arz ediyordu. Bu defa vilayetimizi şereflendiren Muhterem Müşir Fevzi Paşa Hazretlerinin Ereğli’yi “Karadeniz’in ve yakın istikbalde bütün Türkiye’nin pırlantası” olarak tasvir buyurmuş olmaları ne kadar doğru!
Fakat bu kadar zengin ve cidden eşsiz bir istikbale sahip olan Ereğli bugün acınacak bir haldedir. O kadar bakımsızlık içindedir. İmrana çok ihtiyaç vardır. Sokaklar dar ve karanlıktır. Bugün kasabada görülen geriliklerin sebeplerini bugünkü belediyeye yüklemek bittabi doğru değildir. Eski ve yeni belediyeler vazifelerini layıkıyla ifa etmiş olsa kasaba karanlıktan kurtulur, dar ve biçimsiz sokaklar, harap evler düzeltilerek kasabaya iyi bir şekil ve manzara verilmiş olurdu.
Ereğli’nin bugünkü durgunluğu içinde; ümit nurları saçan bir hareket var: Gençlik… Burada bütün hızıyla ileri atılmak isteyen imanlı bir gençlik fışkırmaya başlamıştır. “Uyanış feyizleri içinde canla başla çalışan bu gençlik zümresi şüphesiz daima muvaffakiyete namzettir. Ereğli’de bu gençlerin teşebbüsü ile açılmış bir “memur mahfeli” vardır. Bu suretle memurların boş zamanlarını kahvelerde değil “Mahfel” de istifade ile geçirmeleri temin edilmiştir.
Yalnız “Mahfel”de göze çarpan bir cihet var: Oyun. Oyun yerine Edebi içtimai ve iktisadi musahabeler yapılsa, faydalı kitaplar ve gazeteler okunsa; elbette daha hoş olur.
Ereğli’de sporculuk, kuvvetle inkişaf etme yolundadır. Burada iki spor takımı vardır: İdmanyurdu ve Müttehit (Bu adı Türkçeleştirmelerini dilerim; mesela: Gençlerbirliği, Elele Gençlik gibi) Gençlik. Bu takımlar üç günde bir “Beyçayırı” sahasında birbirleri ile müsabakalar yapıyor. Bunların oyunları halkta pek büyük bir alaka hasıl etmiştir. Müsabakaları yüzlerce kişi memnuniyetle ve zevkle seyrediyor, bu suretle Ereğli’de sık sık neşeli bir hayat geçiyor. Bu takımlar, ara sıra, yakın kazalara ve vilayet merkezlerine giderek çok defa maharetli oyunlarla karşılarında bulunan takımları yenmişlerdir.
 (GÜRDAL ÖZÇAKIR ARŞİVİ)

İdmanyurdu futbol takımının kaptanı Şevki Bey Zonguldaklıların çok iyi tanıdığı bir gençtir. Bu takım, geçenlerde şehrimize gelerek eski futbolculardan bazı gençlerin teşkil ettiği bir takımla karşılaşıp onlara galebe etmiştir.

                                                                         (GÜRDAL ÖZÇAKIR ARŞİVİ)

İdmanyurdu üç ihtisas şubesine bölünmüştür. Musiki, Denizcilik, Avcılık. Musiki şubesinin reisliğini ifa eden konservatuardan mezun Sadi Yaver Bey adlı değerli bir gençtir. “Ereğli Mecmuasında” Halkiyat ve Anadolu türkülerimize dair istifadeli yazılar çıkıyor. Musiki şubesinin yakında büyük bir konser için hazırlanmakta olduğunu haber aldım.
Ereğli’de eski Türk Ocağı bahçesinde bir yazlık tiyatro sahnesi vücuda getirilmiştir. Ara sıra Ereğli’ye gelen tiyatro kumpanyaları burada oyunlar veriyor.
Ereğli’ye gideceklere tavsiye ederim. Hastaneyi mutlaka görsünler. Bu güzel sağlık ve şifa yurdu, şehrin en gönül alıcı bir mevkiindedir. Deniz üstünde yeşillere bürünen bir köşk gibidir. Hususi idare tarafından idare edilmekte olan bu müessese Ereğli’nin yüzünü güldüren bir varlıktır. Hastane hekimi Ali Yaver Bey bütün bir şefkatle hastaları için titreyen kıymettar ve hürmete layık bir zattır. Hastane onun yüksek himmeti ile intizam ve mükemmeliyet içinde, cazibeli bir sima taşıyor.



                                                                     HASTANE HEKİMİ ALİ YAVER BEY

Maksadım methetmek değil kalbimde yer tutan hisleri ifade eyledim. Bende intiba bırakan bir isim daha var. Sadeddin Bey bu zatın muhtaçlara yardım etmekte olduğunu ve hayırlı cemiyetlere maddi ve manevi epeyce hizmetlerini sebketmiş bulunduğunu işittim. Sadeddin Bey Macaristan’dan celbettiği kuluçka makineleri ile memlekette yeni bir iş ve kazanç yolunun açılmasına da rehberlik etmiştir.
SADEDDİN BEYİN KURDUĞU ŞİRKETİN İLK MAHSULÜ TAVUKLAR
30.08.1931
(SADUN DURAN ARŞİVİ)

Ereğli’de temizlik, asıldır. Zonguldak ta her gün değiştirdiğimiz yakalık, burada bir hafta gider. Bununla çarşı ve sokakların her gün süpürülüp temizlendiğini kastetmiyorum, bu ihmal her zaman için bakidir.
Ereğli Zonguldak’ın meyve ve sebze bahçesidir. Bu zengin servetten layıkıyla istifade edilememekte olmakla beraber ileride Ereğlileri ihya edecek kıymet alacağına şüphe yoktur. Müftüoğlu İsmail Efendinin yılmaz teşebbüsü ile vücut bulan ve az zamanda çok muvaffak olan konserve fabrikası bu atinin bir müjdecisidir.
İsmail Efendinin yeni getirdiği makinelerle makine ve konservecilik mütehassısları, katlandığı fedakârlıkların canlı bir ifadesidir.



                                                                  ZONGULDAK (MEMLEKET GAZETESİ)
                                                                                      30 MART 1930 
                                                                        (GÜRDAL ÖZÇAKIR ARŞİVİ)



                                                                   ZONGULDAK (MEMLEKET GAZETESİ)
                                                                                      30 MART 1930 
                                                                        (GÜRDAL ÖZÇAKIR ARŞİVİ)

Ereğli’de krep ve örme imalathaneleri ileri için epeyce ümitler verecek bir faaliyet içindedir.
Ereğli büyük ve tabii bir limanın kavsi üzerinde daima taze bir bahar revakıyla yüzü gülen bahtiyar bir kasabadır.
Ereğli’nin geceleri çok hoştur. Ay ışığının limanın şeffaf sinesine huzme huzme yayılışı ve sandalların ahenk ve safa içinde süzülüp akışına vecidi bir zevktir.
Asıl bizi teshir edecek Ereğli’nin istiklalidir. Limanı yapılıp Filyos hattına bağlandıktan sonra kavuşacağı büyük istikbal!

                                                                                           M.EMİN

 ZONGULDAK (MEMLEKET GAZETESİ)
28 TEMMUZ 1931
 (GÜRDAL ÖZÇAKIR ARŞİVİ)

Hiç yorum yok: