18 Mayıs 2015 Pazartesi

Yükseliş Devri

              
              Yükseliş Devri...  
       

                                                           Yazar : Yüksel Yıldırım
  Nostalji 


 
Tarih, uygarlıkların yükseliş, duraklama, gerileme ve çöküş devirlerine tanıklık etmiştir, kurulduğu yıllardan günümüze kadar Türkiye ekonomisinin kalkınmasında büyük rol oynayan, canı pahasına ekonominin enerji ihtiyacının bir bölümünü karşılayan Zonguldak’ımızın hak etmediği bir döneme girmesi, şehrimizin yanlış politikalar ve politikacılar yüzünden, adını telafuz bile etmek istemediğimiz bir döneme doğru gittiğini görmemiz sebebiyle henüz duraklama ve gerileme devri safhasındayken geçmişten aldığımız derslerle kurulduğu yıllardaki  yükseliş devrine tekrar geri dönmemizi sağlıyabilecek önlemlerin alınması için o yıllara ait fotoğraflar, başlıklar ve  ‘’geçmişini bilmeyen toplumlar geleceklerini şekillendiremezler’’ sloganı doğrultusunda bu sunum hazırlanmıştır.

Zonguldak çok yakın tarihte kurulmuş illerden biridir. Bugün Zonguldak ili sınırları içine giren merkezlerden bir çoğunun tarihi çok eski çağlara uzanmakla birlikte, Zonguldak Merkez İlçesi 1829’da Uzun Mehmet’in burada kömürü bulmasından sonra önem kazandı ve 1849’da kömür ocaklarını işletmeye başlanmasıyla birlikte kent de kurulmaya başlandı. 1866’da eski liman tumbasının kurulmasıyla birlikte kent hızlı bir gelişme gösterdi. 1899’da Kastamonu’ya bağlı bir ilçe oldu. Birinci Dünya Savaşı sırasında yöredeki kömür havzası Almanların yönetimine bırakıldı. Osmanlı İmparatorluğu’nun savaştan yenik çıkması üzerine kömür yataklarına sahip olabilmek için İtilaf devletleri arasında bir çekişme başladı. 8 Mart 1920’de Fransızlar Zonguldak’ı işgal ettilerse de halkın güçlü direnişi karşısında 21 Haziran 1921’de kenti terk etmek zorunda kaldılar. 1 Haziran 1920’de sancak merkezi olan Zonguldak, Cumhuriyeti’nin ilanından sonra 1 Nisan 1924’te il merkezi oldu.

1 NİSAN 1924, TÜRKİYE’NİN İLK İLİ ZONGULDAK;

TBMM Hükümeti, 20 Nisan 1920’ de Devrek, Ereğli, Mudurnu, Bartın, Göynük ve Zonguldak’ı Bolu Bağımsız mutasarrıflığından ayırarak, Kastamonu vilayetine bağladı. 14 Mayıs 1920’ de de Zonguldak kazasını mutasarrıflık haline getirilerek, Kaza Kaymakamı Ahmet Cevdet Bey mutasarrıf vekili olarak görevlendirilmiştir. TBMM’ nin ilk mutasarrıflık yaptığı ilçe olarak tarihdeki yerini alacaktır. Türkiye Cumhuriyetinin İlk İli Zonguldak; 1 Nisan 1924 tarih ve 491 sayılı Teşkilat- ı Esasiye Kanunu’ nun 60. maddesine göre sancaklar kaldırılınca, Zonguldak bağımsız mutasarrıflığı, Vilayet yapılmıştır.



TÜRKİYE’NİN İLK ÜNİVERSİTESİ,  ZONGULDAK  MADEN MÜHENDİS MEKTEB-İ;

Yeni Türkiye Cumhuriyeti, ilk büyük eğitim atılımı için 
Zonguldak'ı seçmiş, ilk üniversitesini 1924 yılında "Maden Mühendis 
Mekteb-i Âlisi" adıyla burada kurmuştur.
Türkiye’deki “Türk Maden Teknik Elemanı” miktarının yetersizliği dikkate alınarak, madenciliğin ihtiyaç duyduğu mühendisleri yetiştirmek üzere Ticaret Vekâleti’nin kararı ile kurulan okul 20 Ekim 1924 Pazartesi günü yapılan açılış töreninin ardından öğretime başlamıştır.
Okul ilk mezunlarını 1927 - 1928 ders yılı sonunda vermiştir. Bundan sonra üç dönem daha me­zun veren okul 1930 -1931 ders yılından sonra İktisat Vekâleti’nin aldığı ani bir karar ile kapatılmış, ilk üç sınıftaki öğrenciler İstanbul'daki Yüksek Mühendis Mektebi'ne devredilmiştir.
Okulun açıldığı ilk dönemlerde kullanılan binalar I. Dünya Savaşı sırasında havzadaki şirketler­den toplanan paralarla kışla olarak inşa edilmiştir. Kurtuluş Savaşı'nın ardın­dan bu binalar dönemin Havza-i Fahmiye Müdürü olan Hüseyin Fehmi Bey'in girişimi ve böl­ge komutanı Hayri Bey'in de yardımıyla Havza-i Fahmiye ( Zonguldak Kömür Bölgesi ) emrine bırakılmıştır.
        Zonguldak Maden Mühendis Mekteb-i Âlisi asıl ge­lişimini İstanbul Darülfünunu Fen Fakültesi Umumi Fizik ( Elektrik Kısmı ) mü­derrisi ve elektrik mühendisi Mehmet Refik ( FENMEN ) Bey'in mü­dürlüğe atanmasından sonra göstermiştir. 
Okulun kuruluşunda, za­manın en gelişmiş okullarından Belçika'nın Mons şehrindeki "Ecole des Mines" örnek alınmıştır. (Maden Mühendis Mekteb-i makalesi Gürdal Özçakır sayfasından alıntıdır)



TÜRKİYE’NİN İLK İLİ ZONGULDAK, GÖÇ ALAN ŞEHİR;
Madencilik ve maden kömürünün sanayideki yerinin önemi, arz-talep’in artması yeni kuyuların ve buna bağlı ünitelere olan ihtiyaç Türk insanına yeni istihdam olanakları sağlamış, Zonguldak’a her iş kolundan insanın göç almasına neden olmuştur. Bu yıllarda Zonguldak’ta çalışmaya gelenler kadar eğitim hayatını Zonguldak’ta tamamlamak isteyen ünlü ünsüz bir çok isme de ev sahipliği yapmıştır. 


MADEN KÖMÜRÜ TÜM TÜRKİYE’YE ENERJİ DAĞITIYOR;

1923-1944 arası, yeni Türkiye Cumhuriyeti büyümeye devam ediyor  bu yıllar fabrikaların, sanayinin ve üretimin patladığı yıllar. Bu yıllar arasında Türkiyede kurulan fabrika sayısı 46, bu fabrikaların enerji ihtiyacının %40’ı Zonguldak taşkömürü karşılıyor,  karadan, denizden ve demiryollarıyla bütün Türkiye’ye enerji veriyor.



TÜRKİYE’NİN İLK AĞIR SANAYİ FABRİKASI ZONGULDAK’TA KURULUYOR;

Atatürk’ün fabrikalara büyük önem vermesinin temel nedeni aslında sanayiye, özellikle de ağır sanayiye önem vermesidir. Şu sözler Atatürk’e aittir:
“Endüstrileşmek, en büyük millî davalarımız arasında yer almaktadır. Çalışması ve yaşaması için ekonomik elemanları memleketimizde mevcut olan büyük, küçük her çeşit sanayi kuracağız ve işleteceğiz..” “Sanayi fabrikalarına ve maden sanayine yönelmiş genel ilgi teşebbüsü sağlayacak çare ve tedbirleri bulmak değişmez ve hayati ihtiyaçlarımızdandır.”
Karabük Demir Çelik fabrikasının Temelleri 3 Nisan 1937'de Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatı ile dönemin Başbakanı İsmet İnönü tarafından atılmıştır ilk üretim Eylül 1939 da dökülen ilk demirle başlamıştır.


TÜRKİYE’DE İLK TENİS KORTU ZONGULDAK’TA;

1910’lu yıllarda fransızların kente gelmesi ile birlikte sosyal amaçlı tesisler yapılmaya baslanmış ve yayla konağı yanında yabancı mühendislerin tenis oynadiğı ilk tenis kortu yapılmistır. 1937 yılında havzada fransız yönetimine son verilerek, yönetimin etibank’a devredilmesi ile birlikte çalışma kosulları ve sosyal yasamı iyileştirme çalısmaları başlar. bu çerçevede etibank’a bağlı bir işletme olan E.K.İ tarafindan 1938’li yıllarda sehir merkezinde önce sehir stadyumunun bulundugu yerde, daha sonra da fener semtinde şimdi bulundugu yerde tenis kortları yapılır. 1947 yilinda üzülmez’de bir adet ve kozlu, kılıç sitesinde iki adet tenis kortu yapılır. tenise olan ilginin artması ile birlikte bir kulüp kurulması ihtiyacı ortaya çıkınca zamanın E.K.İ umum müdürü Zeki Yerdelen önderliğinde 1948 yılında tenis-deniz ihtisas kulübü kurulur. kulüp 1952 yılında aynı isimle federe olmuştur.

KARADENİZ BÖLGESİ ATLETİZM MÜSABAKALARI ZONGULDAK’TA;

Karadeniz bölgesi Atletizm dalındaki spor müsabakaları şehir stadyumunda düzenlenir. Derece alanlar  dönemin milletvekilleri ve valisi tarafından törenle ödüllerini alırlardı.

TÜRKİYE’YE GELEN DEVLET ADAMLARI, KARALLAR, PRENSLER, PRENSESLER İLK OLARAK ZONGULDAK’TA  MİSAFİR EDİLİYOR;

1950'li yıllarda sanayisi gelişen Zonguldak, yerli ve yabancı birçok yöneticinin yanında, üst düzey devlet adamlarını da ağırladı. 1956 yılında Türkiye'ye gelen İran Şahı Rıza Pehlevi ve eşi Prenses Süreyya, Irak Kralı Faysal’da Zonguldak'ı ziyaret eden isimler arasında yer aldı.
20 Mayıs'ta geldikleri Zonguldak’ta 2 gün misafir edilen Şah  Pehlevi ve eşi Prenses Süreyya, 1 gece ÇATES'e ait o zaman köşk olarak hizmet veren misafirhanede, 1 gece de Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun A Tipi Misafirhanesi'nde konakladı. Dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın, Şah Pehlevi ve Prenses Süreyya ile birlikte misafirhanenin bahçesinde otururken, yine Cumhurbaşkanı Celal Bayar Irak kralı Faysal ile A Tipi misafirhaneden çıkarken görünüyor.

ZONGULDAK’TA ÇALIŞANLARININ HER TÜRLÜ SOSYAL İAŞESİNİ EN UCUZ MALİYETLE KARŞILAYAN SOSYAL HİZMETLER;

Ekonomalar, devlet eliyle sanayileşme kültürünün en önemli parçalarından birisiydi.Birçok sanayi kuruluşunda işçinin, memurun, mühendisin her türlü ihtiyacını Ekonoma karşılamıştır. 1930’lardan kalma bir Etibank- Sümerbank geleneğidir, maden işletmelerinde çalışanların yeme-içme, giyim-kuşam ihtiyaçlarını karşılardı, Ekonoma. Ayrıca birçok sanayi kuruluşunda işçi ve memur yemekhanesi, sinema binası, okuma ve oturma yerleri, mühendis ve memur lokalleri, işçi pavyonu ve hatta lojmanlar, yaz kampları, dinlenme ve sosyal tesislerin işletmesini Ekonomalar yaparlardı.

KENDİ UÇAĞINI, TRENİNİ, OTOMOBİLİNİ YAPAN GİRİŞİMCİ ŞEHİR ZONGULDAK;

Türkiye Cumhuriyeti'nin birinci ili, sanayi şehri Zonguldak'ın kültür sanat ve bilim alanındaki çalışmalarına örnek gösterebileceğimiz gerçek hikayeler.

İlk Uçak prototip,
EKİ Ereğli Kömür İşletmeleri atölyelerinde tamamiyle el emeğiyle üretilmiş prototip uçak...
Tarih 1934.  Fotoğrafta önde görünen, kendi inşa ettikleri prototip Uçak'a yaslanarak poz veren kişi, şehrimiz sanayici eski esnaflarından merhum 'Mehmet Tortu’
Bu uçak üretildiği sene bayramlarda sergilenmiş ve kısa süreli gösteri uçuşunda da bulunmuştur...

İlk Tren,
1941yılında Kozlu’lu Salih Usta, hurda diye sökülüp bir kenara atılan makine parçalarını toplayıp işe başlıyor. Tabii önce dönemin EKİ Genel Müdürü İhsan Soyak’dan, “Mesai saati harici iş yerinde kalıp böyle bir çalışma için kendisine izin verilmesini” istiyor ve izni alıyor. Salih Usta başlıyor çalışmaya. O zamanlar oksijen veya elektrot kaynağı, hidrolik demir bükme-kesme makineleri yok. Kesim işleri demir kızdırıldıktan sonra keskilerle veya kalın demirci makaslarıyla yapılıyor. Ekleme işlemleri de; her iki demir parçasının iyice kızdırılması sonucu birbiri üzerinde dövülerek yapıştırılıyor. Delik delmek için, bireyiz-matkap yok, küçük mekanik el bireyizleri var ama matkap yok. Delik delinecek demir iyice kızdırılıp başka bir demirle deliniyor. İşte Salih usta bu koşullarda hurdalıktan topladığı ve çoğu parçaları kendi imal ettiği lokomotifi yapıyor. Yapıyor ama çalışması; bu çalışmadan hoşnut olmayanlar tarafından sabote ediliyor. (Salih usta makalesi Kadir Tuncer’den alıntıdır)

İlk Otomobil,
1969, Zeynel Yıldırım namı değer ‘Zeynel Usta’, Zonguldak sanayisi eski esnafları onu iyi tanır, 1952 yılında başladı ustalık serüveni, yaşadığı ve büyüdüğü İnağzı mahallesindeki küçük bir atölyede…Araba tamir-onarım işiyle başladı, yıllar geçtikçe çıtayı yükseltti ve 1965 yılında Ustalığının zirvesinde karar verdi otomobil üretmeye. İnağzı’ndaki atölyesinde kolları sıvadı, kendi yaptığı şase, karöser ve diğer bütün aksamları atölyesinde montajladı. Motor ve mekanik aksamını eski yeni malzemeleri teker teker sanayiden ve hurdacılardan toplayarak tamamiyle kendi el emeğiyle montajladı…Yaptığı minübüs’ün adınıda ‘Çağdaş’ koydu. 1969’da bitirdi ruhsat aldı ve aynı sene Acılık sanayi sitesine taşındı, bu araç 20 sene Kilimli dolmuş durağında yolcu taşıdı.


VE ŞİMDİ...
GÖÇ ALAN ZONGULDAK’TAN GÖÇ VEREN ZONGULDAK’A;

Tarih boyunca ürettiği taş kömürü ile sanayiye büyük katkıları olan ve Türkiye'nin birçok kentinden göç alan Zonguldak, 1990'dan itibaren TTK'nın küçülmesi ve alternatif sanayi kuruluşlarının oluşturulamamasıyla birlikte göç vermeye başlamıştır. Dileğimiz, 
Göç veren Zonguldak trajik bir yok oluşu yaşıyor. Zor bir süreç hepimizi bekliyor.
Türkiye’nin kalkınmasında büyük rol oynayan Zonguldak’a yapılan vefasızlığın son bulması, verdiğinin karşılığını geri almasıdır.

Zonguldak Nostalji
 

Hiç yorum yok: