10 Ağustos 2014 Pazar

16. Yüzyıldan günümüze Zonguldak Bölgesi'ndeki nüfus hareketleri ve köyler

 
 
Prof. Dr. Ali Osman ÖZCAN
 
 
16. Yüzyıldan günümüze Zonguldak Bölgesi'ndeki nüfus hareketleri ve köyler         


14. yüzyılın sonlarındaki arşiv kayıtlarında Trabzon'dan Antalya körfezine kadar uzanan hattın batısında Hristiyan nüfus sadece 32.000 hane halkı kadardır. Bu sayıyı veren Halil İnalcık'a göre her hanede ortalama beş bireyin mevcut olduğunu varsayarsan gayri müslim nüfusun yaklaşık olarak 160.000 civarında olacağı görülür. Bu nüfusun 135.000'i Sivas'tan Trabzon'a uzanan bölgede bulunurken 25.000'lik kısmı Sivas'ın batısından Adalar denizine kadar uzanan bütün Anadolu'ya dağılmış haldedir.
            Orhan Sakin tarafından yazılmış 16.yy Osmanlı Arşiv Kayıtlarına Göre Anadolu'da Türkmenler ve Yörükler adlı İstanbul 2010 tarihiyle basılı kitabın dördüncü sayfasında ise Ömer Lütfi Barkan tarafından yapılmış olan araştırmada (Kars, Artvin, kısmen Erzurum ve Van bölgeleri dışta kalmak üzere) Türkiye'nin Suriye, Filistin, Musul, Ane, Deyr ve Rahbe ülke ve bölgeleriyle birlikte 1.067.355 Müslüman ve 63.300 Hristiyan vergi nüfusuna sahip olduğu ortaya çıkmaktadır.
            Müslüman vergi nüfusunun 474.963'ü Kütahya, Bursa, Balıkesir, Biga, Kocaeli, Bolu, Ankara, Aydın, Afyon, Kastamonu, Çankırı, Alaiye, Isparta, Muğla ve Manisa bölgelerini kapsayan Anadolu eyaletinde bulunmaktadır. Buna karşılık aynı eyaletteki Hristiyan vergi nüfusu 4471 vergi hanesidir. Bu ifadelerden anlaşılacağı Türklerin yoğun halde yaşadıkların bölgelerde Hristiyan nüfusu pek azdır. Aşağı yukarı Sinop, Kayseri, Mersin çizgisinin batısında kalan yerlerde 690.572 Müslüman vergi nüfusuna karşılık, 9606 Hristiyan vergi nüfusu vardır. Bu durum Hristiyanların ne derece azınlıkta olduklarının göstergesidir.

            Adı geçen kitabın beşinci sayfasında 16. asırda adı geçen bölgelerde yaşayan toplam nüfusun miktarının 5,5-6 milyon olduğu, bunun 5-5,5 milyon arasında Müslüman, 500.000 civarında da gayri müslim olduğu görülecektir. Adı geçen bölgelerde Hristiyanlar 17 ve 18.yy'dan sonra özellikle de 1800'li yılların başından itibaren doğudan Ermeniler, Yunanistan ile Adalar'dan da Rumlar olmak üzere Anadolu'ya gelip yerleşerek çoğalmışlardır. Adı geçen bölgelerde nüfusun Hristiyanların lehine artarken Türklerin nüfusunun azalmasında askerliğin ve uzun yıllar süren savaşların da etkili olduğu, askerlikten sonra eve dönen Türklerin her şeyin değişmiş olduğunu gördükleri, Hristiyan tefecilerin eline düştükleri, bütün topraklarını kaybettikleri, bunları alanların da Ermeni ya da Yunanlı olduğu yazılmaktadır.
            Zonguldak bölgesi ile ilgili Faruk Sümer'in verdiği haritada Sinop'tan Sakarya'ya kadar olan bölgede Kastamonu Yörükleri, onların hemen aşağısında Ankara Yörüklerinin olduğu görülebilir. Bu durumda bölgede Türk nüfusun yoğunlukta olduğunu söyleyebiliriz. Müslimlerle gayri müslimler arasındaki hatta Akdeniz'de Dalaman ağzından başlayıp Menderes'in doğusundaki noktadan geçerek kuzey-kuzey doğu doğrultusunda ilerleyen, Kütahya'nın batısından ve Mudurnu'nun doğusundan geçip Ereğli ile Devrek arasından ve Sinop'un batısındaki noktadan Karadeniz'e ulaşan sınır Müslümanların bölgedeki etkinliğini göstermektedir.
            Osmanlı Devri Kastamonu Vilayeti Salnamelerinde Bolu Sancağı Cilt II (15-21) adlı Güray Önal'ın hazırladığı ve Bolu Belediyesi Bolu Araştırmaları Merkezi tarafından 2011 yılında basılmış kitabın 659.sayfasında Ereğli kazasının mahalle ve köyleri hane sayıları ile erkek ve kadın nüfusları verilmiştir. Buna göre Ereğli ilçesinde Sultan Süleyman, Sultan Orhan, Akarca, Murtaza, Müftü, Kirmanlı, Rumiyan, Pencer köyü, Sarı Kokmaz köyü ve Kışla köyü şehir merkezi olarak gösterilmektedir. En kalabalık mahalle olarak Sultan Orhan gösterilmekle beraber, en kalabalık nüfusun Sultan Süleyman Mahallesi'nde yaşadığı görülmektedir. Hane sayısı en az olan Sarı Kokmaz köyü olmakla beraber, Kışla köyü daha kalabalık olarak yer almaktadır.
            Ereğli ilçesine bağlı köylere gelince; Köseler, Kepez, Yürek, Viran, Ömerli, Kocaali, Deliler, Aydınlar, Süleyman Beyler, Ova, Pembeciler, Bölücek, Kebe, İmranlar, Zindancılar, Çayırlı, Dedeler, Yunuslu, Danişmendli, Alakilise, Kuhistan, Eykese, Ortacı, Senidli, Başviran, Ormanlı köyleri kayıtlıdır. Ancak Eykese köyü günümüzde Yalnızçam olarak bilinen İkise köyü olsa gerektir. Kuhistan köyü de Dağlıca olarak bilinen köydür. Diğer köylere gelince; Şamlar, Külah, Hasankethüdağlar, Ramazanlı, Kızılcapınar, Abdülmelik, Asarlı, Ortaköy, Hasbeyler, Kilise, Doğancılar, Davudlar, Saltuklu, Sofular, Saka, Küçük, Ebegümeci, Sivriler, Ense, Çamköyü, Bozca, Akşeyh, Dereköyü, Akkaya, Güllük, Akçakilise, Virancık, Virancık üçköyü, Olukyanı, Çağlı, Yazıviran, Hacıuslu, Yukarıhocalar, İskenderli, Uğurlar, Gerencik, Ayvatlar, Aydınlar, Karapınar, Saraycık, Kozlu, Uzungüney, Kızılcakilise, Kargalar, Tepeviran, Cemaller, Elmacı, Aselli, Sicilli, Niran Terzi, Bayat, Keşkek, Kestaneci, Kırmacı ve Balı köyleridir.
            Gücek olarak bilinen köy, yanlışlıkla Küçük olarak okunmuş; ayrıca Sücüllü köyü de Sicilli olarak yazılmıştır. Nuhviran köyü de Niran olarak yazılmıştır ki, bu köy Neyren olarak da adlandırılmaktadır. Ereğli ilçesindeki köylerin bazıları bugün Zonguldak ilinin ilçesi veya beldesi durumundadır. Yine bazı köyler de günümüzde Ereğli ilçesine değil başka ilçelere bağlıdır. 1897 tarihli Kastamonu Salnamesi'nde köylerdeki hane sayıları ile erkek ve kadın sayılarına bakıldığında gayri müslim kaydının olmadığı dikkati çekmektedir. Günümüzde Kozlu ilçesine bağlı olan köylerden bazıları da Ereğli ilçesine bağlı olarak görülmektedir.

            Ereğli ilçesinde 125 hane, 443 erkek ve 454 kadından oluşan Rumiyan Mahallesi'nin tümünün Rum olduğu kabul edilse bile Karadeniz Ereğlisi'nde Rum nüfusun çok çok azınlıkta olduğu 1897 tarihli Salnamede'de görülmektedir. 2012 verilerine göre ise Zonguldak ili nüfusu 213.544 olarak düşünüldüğünde 16.yy'a göre ciddi bir artış olmasına rağmen, verilen göçten dolayı bu oran gerçekten oldukça aşağıdadır. Zonguldak ili dışında yaşayan Zonguldaklıların oranı git gide arttığından gerekli önlemlerin alınması bölgenin geleceği açısından önem taşımaktadır.
 

Hiç yorum yok: