1 Mayıs 2014 Perşembe

TÜRKÇÜLÜK DAVASINDA ÇİLEKEŞ BİR TEORİSYEN NEJDET SANÇAR


 
TÜRKÇÜLÜK DAVASINDA ÇİLEKEŞ BİR TEORİSYEN

NEJDET SANÇAR

(1910-1975) 

Türklük ve Türkçülük hareketi içinde çok önemli bir figür olmasına rağmen bugün pek bilinmeyen bir isim olan Nejdet SANÇAR 1 Mayıs 1910’da İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Gümüşhane’nin Torul ilçesinin Midi Köyü’ndeki Çiftçioğlu ailesinden Güverte Binbaşısı Mehmet Nail Bey annesi ise Zehra Hanım’dır. [1]


 
 
Türkçülük davasının simge ismi Nihal ATSIZ’ın öz kardeşidir. Belki de soyadlarının ayrı olması onun çalışmalarını gölgeledi, ağabeyi kadar popüler olmasını tanınmasını engelledi diyebiliriz. Nihal ATSIZ ile Necdet SANÇAR’ın soyadlarının neden ayrı olduğu daima merak edilmiştir. Bunun sebebini Nejdet SANÇAR şöyle açıklar : “Soyadı kanunu çıktığında ayrı şehirlerde idik. Hemen haberleşme imkânımız olmadı. Bu yüzden babam ÇİFTÇİ, ağabeyim ATSIZ soyadını almış; ben de SANÇAR'ı seçtim. Sonra da onları değiştirmeyi doğru bulmadık”
 
                                                          

Başka şehirlerde bulunmalarının sebebi bu sırada asker olmasıdır. Askerlik görevinde bulunmasından ötürü birbirleriyle haberleşemedikleri için farklı soyadlar tescil ettirmişlerdir.[2]
Nejdet SANÇAR İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü 1935 yılında bitirerek edebiyat öğretmeni oldu. Sivas Erkek İlk Öğretmen Okulu, Balıkesir Lisesi, Edirne Lisesi, Gazi Lisesinde çok değerli öğrenciler yetiştirdi. Türkçülük davası yolunda yaptığı çalışmalar sebebiyle tarifsiz acılar çekti. Uzun süreli yoksulluk dönemleri yaşamıştır. Tabutluklar, zindanlar, işkenceler, mahkemeler, sürgünler, baskılar ve mahrumiyetler hayatının bir parçası haline gelmiştir. O bu zorluklardan yılmayarak  “Bütün Türklerin tek devlet halinde birleşerek her bakımdan bütün milletlerden ileri ve üstün olması ülküsü” yolunda çalışmalarını aralıksız sürdürdü.[3]
Nejdet SANÇAR askerlikten sonra Sivas Öğretmen okuluna edebiyat öğretmeni olarak tayin edilmiş fakat zamanın Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel'i karşılama törenine katılmadığı gerekçesi ile bu görevden alınmış ve Balıkesir Lisesi'ne atanmıştır.[4]
 
                                     

Nejdet SANÇAR Balıkesir'de öğretmenlik yaparken 1944 yılı Mayıs ayında Türkçülük-Turancılık davasından tutuklandı. On dört ay tutuklu kaldı. Bu davada ayrıca ağabeyi Hüseyin Nihal ATSIZ, Alparslan TÜRKEŞ, Ankara Konservatuarı Direktörü Orhan Şaik GÖKYAY, Hikmet TANYU, Türk Tarihi Profesörü Zeki Velidi TOGAN, Reha Oğuz TÜRKKAN gibi Türkçülerde tutuklanmış ve yargılanmışlardır.
Uzun yargılamalar bittiğinde SANÇAR aklanmıştı. Fakat sakıncalı ve mimlenmiş bir öğretmen olarak artık çalışmasına izin verilmedi. Mahkeme heyetine karşı yaptığı savunmasında satır aralarından şöyle haykırdı: “Beni beraat ettirin demeyeceğim çünkü benim için suç olarak gösterilen şey bu toprakları, bu ırkı sevmekten başka bir şey değildir. Yurdumu ve ırkımı seviyorum, onun içindir ki Türk ırkçısıyım. Bu sevginin manasını anlamayanlara sözüm yok. Eğer bu günahsa beni mahkûm ediniz. Bu mahkûmiyeti övünçle kabul ederim, şeref sayarım. Hepsi kabul. Türk Irkı sağ olsun!”
Nejdet SANÇAR yukarıda ifade ettiğimiz gibi Türkçülük-Turancılık davasından beraat etse de çok sevdiği öğretmenlik görevine yirmi yıl süreyle başlatılmadı. Nejdet SANÇAR ve ağabeyi Nihal ATSIZ edebiyat öğretmeni olmalarına ve 1944-45 davasında aklanmış bulunmalarına rağmen, CHP hükümetlerince görevlerine iade edilmediler. DP hükümetleri de,  öğrencilerden uzak tutmak için, onları anca kütüphanelerde görevlendirdi. Nejdet SANÇAR eşi Fizik Öğretmeni Reşide hanımın öğretmenlik yaptığı Zonguldak'ta beş yıla yakın süre kaldı.[5]
Nejdet SANÇAR Zonguldak’ta mesleği dışında işlerde özellikle gazete ve dergi yazarlığı ile uğraşarak günlerini geçirdi. Zonguldak’a gelir gelmez Bucak adlı derginin yönetimi ona verildi. 23 Nisan 1945’de yayın hayatına başlayan Bucak, aylık fikir sanat aktüalite dergisiydi. Bucak’ın kurucuları, A. Rıza İNCEALEMDAROĞLU, Orhan SANUS, Halit TAŞMAN’dı. Derginin imtiyaz sahibi ve yazı işleri müdürü Halit TAŞMAN, idare işleri müdürü Adil TOZAN’dı. Dergi A.Rıza İNCEALEMDAROĞLU basımevinde basılıyordu. Dergi dokuzuncu sayıyla birlikte  “Aylık Türkçü Dergi”  ibaresiyle yayınlanmaya başlanmıştır.[6] Bunun sebebi gayet açıktır çünkü SANÇAR 1945 yılının tahminimce Temmuz ayından itibaren Zonguldak’tadır. Oradaki Türkçülerle kısa sürede irtibat kurması olağandır.
                                  
            Böylece Bucak,  9.  sayı ile birlikte bir “Ülkü Dergisi” niteliği kazandı. Kadrosuna yeni yazarlar katıldı. Derginin kuruluşundan itibaren başlıca yazarları Halit TAŞMAN,  Selâhattin ERTÜRK,  İlhan DARENDELİ,  Fethi GEMUHLUOĞLU,  Nejdet SANÇAR,  Muzaffer SOYSAL,  M. Zeki SOFUOĞLU,  Fethi TEVETOĞLU,  Arif Nihat ASYA,  İhsan KOLOĞLU,  Cemal Oğuz ÖCAL,  Orhan Zihni SANUS,  Zafer ARIKBAĞ,  İsfendiyar BARUÖNÜ, Enver GÜVENER, Necip MİRKELÂMOĞLU, Kemal GÖKSEL’dir. Bucak’ı n yayımı 2.cildin 1. sayısı ile Haziran 1946’da son buldu.[7]
Nejdet SANÇAR Zonguldak’ta 1948 yılında kuruluş başvurusu yapan 1950 yılında faaliyete geçen Türkiye’nin ilk komünizmle mücadele derneği olan “Komünizmle Mücadele Derneği ”nin kurucuları arasında yer aldı.[8]
 
Nejdet SANÇAR, Ziya ÖZKAYNAK, Bahattin YURTERİ, Kani ENGİN, Zeki KANDEMİROĞLU, İsmail TEK, Bahaddin DÖKEREL ve Tahsin BAYSAL tarafından 1950’de Zonguldak’ta kurulan Türkiye Komünizmle Mücadele Derneği’nin (TKMD) ilk başkanı Bahaddin DÖKEREL’dir. 27 Eylül 1951’deki ikinci kongresinde diş hekimi Talip TAŞMAN’ın başkan olduğu TKMD, “Yalman’a Cevap”, “Türk Gencine Açık Mektup”, “Komünist Nedir”, “Komünizmin İçyüzü”, “Kızıl Cennet Masalı” ve “Mehmet Emin Yurdakul” isimli eserler yayınladı. Bu arada “Komünizme Karşı Türklük” isimli on beş günlük periyotta yayınlanan bir de gazete çıkaran TKMD, faaliyetlerine 1953’te son verdi. Ancak, aynı amaç ve düşünce etrafında faaliyet gösteren Komünizmle Mücadele Derneği (KMD), 7 Aralık 1956’da bu kez İstanbul’da kurulmuştur.[9]
 Birkaç kaynakta Zonguldak’tayken “Komünizme Karşı Türklük” gazetesinin çıkarılmasına öncülük ettiği bilgisi vardır. 15 günde bir çıktığı ifade edilen bu gazete ile ilgili bir bilgiye rastlayamadım. Fakat Zonguldak Basın Tarihi 1923-2007 adlı bir tez çalışmasında
            Yazar kadrosunda SANÇAR’ın da olduğu “Türkün Sesi” adlı gazete hakkında şu bilgileri öğreniyoruz: “29 Ekim 1945’de yayınlanmaya başlamıştır.  Gazete  “Cumartesi Günleri Çıkar Siyasi Halk Gazetesi”  adıyla neşrediliyordu.  Gazetenin sahibi Halit TAŞMAN’dı.  Türkün Sesi, Bingöl Matbaasında basılmaktaydı. Gazetenin yazarları arasında Nejdet SANÇAR, Galib FUAD, Sadi Yaver ATAMAN, Kemal KOÇANA yer alıyorlardı.  Türkün Sesi gazetesi 5 kuruştan halka ulaşıyor ve dört sayfadan oluşuyordu. Ulusal ve yerel haberler gazetede yer almaktaydı. Gazetenin 46. sayısında sahibinin Ali BİNGÖL,  başyazarı ve neşriyat müdürünün ise Halit TAŞMAN olduğunu görmekteyiz. 1952 yılında Türkün Sesi’nin imtiyaz sahibi ve başyazarının Mehmet BÜKEY olmuştur.[10]
Nejdet SANÇAR 1953 yılında Milli Kütüphane‘de memur olarak çalışmak kaydıyla, Ankara Atatürk Lisesi’nin kadrosuna alındı ve 1965 yılına kadar çalıştı. Ankara'da bulunduğu yıllar içinde başkenti Türkçü çalışmaların merkezi konumuna getirdi.“Türkçüler Derneği”nin merkezini Ankara'ya taşıyarak “Türkiye Mil­liyetçiler Birliği” adı ile çok verimli çalışmalar yapmasını sağladı.  Ankara'da Türk Ocağı’nın merkez heyetinde çalıştı ve Türkçülüğe gönül veren gençlerin yetişmesine yardımcı oldu. Türk Ocağı'nın yayın organı olan “Türk Yurdu”nun 1960'lı yıllar­da çıkan sayılarında yazıları ya­yınlandı.
 1960 yılında tek evladı 15 yaşındaki oğlu Afşın’ı hekimlerin ihmali ve yanlış teşhisi yüzünden kaybedince üzüntüsünden felç geçirdi. Nihayet  1965 yılında Gazi Lisesine asil öğretmen oldu ve böylece öğretmenlik özlemini biraz olsun giderme fırsatını buldu.
 
                              

Nejdet SANÇAR Ankara'ya geldikten sonra Millî Kütüphane'nin toplum çalışmalarına önemli katkılarda bulundu. “Millî Kütüphane’ye Yardım Derneği” ile “Türk Kütüphaneciler Derneği”nin yönetim kurullarında uzun süre görevler aldı. Özellikle “Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni” adlı mes­lek dergisinin yazı işleri sorumluluğunu yıllarca taşıdı. [11]
1973 yılında emekliye ayrılarak doğum yeri olan İstanbul'a yerleşti. Türkçülük ile ilgili toplum çalışmalarına aktif olarak katıldı. Türkçü dergilerde çok sayıda makale yazdı. Nejdet SANÇAR, başarılı bir öğretmen, değerli  bir ülkü ve düşünce adamı olmanın yanında titiz bir araştırıcı, yorulmak bilmeyen verimli bir yazardı. Yazı taleplerinin hiç birisini geri çevirmeden Orhun, Çınaraltı, Orkun, Millî Yol, Ötüken gibi dergiler dışında ülkü ve inançlarına uygun dergi ve gazetelerin hemen hepsinde sürekli yazıları yayınlandı. [12]
Kitaplarında ve yazılarında adı, çoklukla, Çiftçioğlu Nejdet Sançar biçiminde yer alırdı. Kendi adı yanında Okçuoğlu, Çiftçioğlu, Ahmet Tuğcu gibi takma adlar da kullanırdı. Bu yüzden, yayınlanmış yazılarının tam sayısı­nı bilmek, onlara ulaşmak çok zordur, hatta mümkün değildir.[13]
Nejdet SANÇAR çalışma masasının başında 23 Şubat 1975 günü sabaha karşı 65 yaşında iken hep mücadelelerle geçen ömrünü tamamladı. Karacaahmet Mezarlığı’nda vatan toprağına kavuştu. [14]
Nejdet SANÇAR’ın vefat ettiği gün daktilosunda, daha geniş basımını planladığı “Tarihte Türk-İtalyan Savaşları” isimli eserinin ikinci basımı için hazırladığı bir sayfa takılı bulunmaktaydı.[15] Başlıca eserleri şunlardır:  Tarihte Türk-İtalyan Savaşları (1942), Irkımızın Kahramanları (1943), Hasan Âli ile Hesaplaşma (1947), Türklük Sevgisi (1952), Türk, Moskof ve Komünist (1959), Afşın' a Mektuplar (1963), Türk Kahramanları (1965), Gizli Komünist Belgeleri (1966), İsmet İnönü ile Hesaplaşma (1971), Nâzım Hikmet Masalı (1975), Türkçülük Üzerine Makaleler (Ölümünden sonra 1976).
 Nejdet SANÇAR’a Yüce Mevla’dan rahmetler diliyorum, ruhu şad olsun. Umarım cennette sevgili oğlu Afşın’a kavuşur. 
Onu çok iyi tanıyan Milli Kütüphaneden çalışma arkadaşı Necmeddin SEFERCİOĞLU onunla ilgili şu anekdotları ile yazımı bitiyorum. “Nejdet Hoca dinimize de saygılı idi. Ramazanlarda oruç tutmayı ihmal etmezdi. Kendisini ziyarete gelen gençlere Türklükle İslamlığın et ve tırnak gibi birbirinden ayrılamaz kutsal değerler olduğunu söylerdi.
            Nejdet SANÇAR'ın başka bir özelliği de hayatı boyunca hiç şiir yazmamış olması idi. Ama hikâye denemeleri, birkaç da yayınlanmış hikâyesi bulunmaktadır.
O,  aynı zamanda iyi bir futbolcu idi. Fenerbahçe Kulübünde, en alt sıradan başlayıp adım adım ilerleyerek birinci takım oyunculuğuna kadar yükselmişti. Fakat öğretmenlik hayatı başlayınca İstanbul’dan ayrı kaldığı için futbolu bırakmak zorunda kalmıştı. Spor hayatını sürdürebilse, tanınmış bir futbolcu olması ihtimali yüksekti. Çünkü çok azimli ve gayretli bir insandı.”[16]

                                             

 
                                                        

GÜRDAL ÖZÇAKIR
1 MAYIS 2014
KDZ.EREĞLİ


[1] Necmeddin SEFERCİOĞLU Tanıdığım Ünlü Türkçüler. İstanbul, Ötüken Neşriyat (2005) http://www.turkocagi.org.tr/exweb/modules.php?name=Izbirakanlar&file=print&pid=45
[2] NEJDET SANÇAR : http://www.nihal-atsiz.com/yazi/nejdet-sancar-hayati-kisiligi-turkculugu-eserleri.html
[3] BOZKURT SANÇAR BEY” Alper UZUNGÜNGÖR
[4] NEJDET SANÇAR : http://www.nihal-atsiz.com/yazi/nejdet-sancar-hayati-kisiligi-turkculugu-eserleri.html
[5]BOZKURT SANÇAR BEY” Alper UZUNGÜNGÖR
[6] Dilşad YİRSUTİMUR “Zonguldak Basın Tarihi 1923-2007” (Yüksek Lisans Tezi) sayfa 134
[7] Necmeddin SEFERCİOĞLU “Türkçü Dergiler” Ankara-2008 Türk Ocakları Anakara Şubesi Yayınları: 27
[8] http://tr.wikipedia.org/wiki/Kom%C3%BCnizmle_M%C3%BCcadele_Derne%C4%9Fi
[9] Türkiye Komünizmle Mücadele Derneği (TKMD)
[10] Dilşad YİRSUTİMUR “Zonguldak Basın Tarihi 1923-2007” (Yüksek Lisans Tezi) sayfa 14
[11] Necmeddin SEFERCİOĞLU Tanıdığım Ünlü Türkçüler. İstanbul, Ötüken Neşriyat (2005) http://www.turkocagi.org.tr/exweb/modules.php?name=Izbirakanlar&file=print&pid=45
[12] BOZKURT SANÇAR BEY” Alper UZUNGÜNGÖR
[13] Necmeddin SEFERCİOĞLU Tanıdığım Ünlü Türkçüler. İstanbul, Ötüken Neşriyat (2005) http://www.turkocagi.org.tr/exweb/modules.php?name=Izbirakanlar&file=print&pid=45
[14] BOZKURT SANÇAR BEY” Alper UZUNGÜNGÖR
[15] NEJDET SANÇAR : http://www.nihal-atsiz.com/yazi/nejdet-sancar-hayati-kisiligi-turkculugu-eserleri.html
[16] Necmeddin SEFERCİOĞLU Tanıdığım Ünlü Türkçüler. İstanbul, Ötüken Neşriyat (2005) http://www.turkocagi.org.tr/exweb/modules.php?name=Izbirakanlar&file=print&pid=45

Hiç yorum yok: