19 Haziran 2013 Çarşamba

18 HAZİRAN’DA EREĞLİ KURTULMUŞTU; PEKİ YA KÖMÜR HAVZAMIZ?

             18 HAZİRAN’DA EREĞLİ KURTULMUŞTU; PEKİ YA KÖMÜR HAVZAMIZ?


 
MURAT KARA
 
Bilindiği üzere dünyamız 20.yy başında büyük bir savaşa tanık olmuş ve bu savaşta Osmanlı Devleti’nin de içinde bulunduğu “İttifak Devletleri” ağır bir yenilgi almış, savaşın galipleri olan “İtilaf Devletleri” ise büyük bir sömürü düzeni başlatmışlardı. Bundan dolayı savaşın bitiminde imzalanan “Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1919)” ile kendi aralarında ekonomik menfaatlerine göre Osmanlı Devleti’ni paylaşmışlardı. Bu paylaşıma göre yöremizi yani Zonguldak ve çevresini Fransızlar işgal etmişti. Böylece altı asırlık koca çınar Osmanlı Devleti sona ermiş, elimizde Anadolumuzun küçük bir parçası vatan olarak kalmıştı. Ancak her zaman için hürriyetine düşkün olan Aziz Milletimizin “Ya İstiklal, Ya Ölüm” parolasıyla Mustafa Kemal Paşa liderliğinde başlattığı “Milli Mücadele” amacına ulaşmış ve bağımsızlık meşalesini sönmemek üzere yeniden alevlendirmiştir.
 
NEDEN FRANSA?
Ereğli Kömür Havzası zengin kömür yataklarına hakim olması nedeniyle sürekli emperyalist devletlerin ilgisini çekmiştir. Nitekim Fransa da 1892 yılından beri havzada kömür işletme amacıyla yer almıştır. Fransız sermayeli “Ereğli Şirket-i Osmanisi” ile ilk defa yabancı bir sermaye Ereğli Kömür Havzasına girmiştir. Böylece kömür havzasında en uzun süreli imtiyaz (ayrıcalık) elde eden yabancı şirket Fransızların olacaktır.
1912 yılında “Ereğli Şirket-i Osmanisi” ile yapılan yeni bir antlaşma ile şirketin havzada liman, demiryolu ve ocakları işletme hakkıyla havzada kalış süresi 59 yıl yani 1970 yılına kadar uzatılmıştır. Bu durum Fransızların “Ereğli Kömür Havzası”na hangi gözle baktıklarını göstermesi adına son derece önemlidir.
Ancak I.Dünya Savaşı sırasında havzadaki kömür işletmeciliği doğal olarak Almanlara verilmiştir. Bunun üzerine olumsuz etkilenen Fransız sermayesi, Fransa’nın 8 Mart 1919 tarihinde Zonguldak’ı işgal etmesiyle yeniden kömür havzasına hakim olmuştur.
 
EREĞLİ İŞGAL EDİLİYOR.
Fransızlar 8 Haziran 1920’de Ereğli’yi işgal etmişlerdir. Şimdiki devlet hastanesinin olduğu yerden başlayan işgal sırasında halk tarafından karşı konulmayacağını zannetmişler ancak “Ereğli Kuva-yi Milliyesi”nin direnişi ile karşılaşınca 10 Haziran 1920’de donanma göndererek şehri ve limanı bombalamışlardır. Çarpışmaların 11 Hazirandan itibaren şiddetlenmesi sırasında 2’si subay 4 çavuş 30 Cezayirli askerin Ereğli Kuva-yi Milliyesi’ne katılmasıyla Fransızlar zor durumda kalmışlardır. Bütün bu gelişmelerden sonra Fransızlar 17 Haziran’dan itibaren şehirden çekilme hazırlıklarına başlamışlar ve 18 Haziran 1920 tarihinde de Ereğli’yi tamamen boşaltmışlardır.
O yıl Ramazan Bayramı 19 Haziran’a rastladığı için Ereğli halkı iki bayramı birlikte yaşamıştır. Böylece Ereğli, Milli Mücadelede 10 gün içinde kendini kurtaran ilk “Gazi İlçemiz” olmuştur.
 
PEKİ YA KÖMÜR HAVZAMIZ?
Milli Mücadelemiz devam ederken, ekonomik bağımsızlığın da önemi vurgulanmış ve bunun için İzmir İktisat Kongresi (1923) toplanmıştır. Bu kongrede “Misak-ı İktisadi” ile “Milli Ekonomimizin” esasları belirlenmiştir. Daha sonra 1927’de çıkarılan “Teşvik-i Sanayi Kanunu” ile özel teşebbüs sanayi alanında özendirilmiştir. Ancak 1929 yılında Dünyada yaşanan ekonomik kriz nedeniyle bu durum başarısız olmuş ve ağır sanayinin devlet eliyle kurulması esası benimsenmiştir. Hemen ardından 1933 yılında hazırlanan “I. Beş Yıllık Kalkınma Planımız”, 1934 yılında başarıyla uygulanmaya başlanmış ve sanayi alanında başarılı sonuçlar alınmıştır. Tüm bu çalışmalarla yerli sanayimizin oluşturulması ve ekonomik kalkınmamızın yerli sermaye ile olması hedeflenmiştir. Bu nedenle 14 Haziran 1935 tarihinde 2805 sayılı kanunla “Etibank” kurularak madenlerimizin çıkarılmasının ve işletilmesinin öz kaynaklarımız tarafından yapılması hedeflenmiştir. Bunun sonucu olarak ağır sanayimizin en önemli hammaddesi olan “kömür” ün işletilmesi hakkının yabancı işletmecilerden alınıp yerli sermayeye verilmesi son derece önemlidir. Nitekim 7 Nisan 1937 tarihli 3146 sayılı kanunla Fransız sermayeli “Ereğli Şirket-i Osmanisi”ne ait bütün müesseseler hükümetimize geçerek ülkemizdeki madenlerimizi işletme hakkı Etibank’a verilmiştir. Böylece 1970 yılına kadar havzada kömür işletme imtiyazı bulunan “Ereğli Şirket-i Osmanisi” kömür havzamızı terk etmek zorunda kalmıştır.

Hiç yorum yok: