4 Ekim 2012 Perşembe

ÇARKÇI MİRALAY VELİ BEY


ÇARKÇI MİRALAY VELİ BEY

(D…..?-Ö.1913)

 

Nihat YASA*

Özet

Miralay Veli  bugün Kurucaşile ilçesinin  o dönemlerde adı Turabi olan Çayaltı köyünde doğmuştur.Oğlu İhsan Atukeren’in ifadesiyle ilk tahsilini Ayvansaray’da yapmıştır.Bahriye mektebinin ilkçarkçı öğrencilerinden olan Veli 1868 yılında bu okula girmiş ve 1874 yılında çarkçı sınıfı bahriye subayı olarak donanmaya katılmıştır.

 
  Günümüz Tekkeönü’nün Vakıf’tan görünüşü
Kaynak:Nihat Yasa arşivi


1965-1970 arası Hisar Kalesinden Tekkeönü’nün görünüşü

Giriş

1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından alınan Amasra,Kurucaşile ve bölgesinin bağlı bulunduğu Viranşehir(Safranbolu) Sancağı’na tabi bir kaza merkezidir.1864 yılında yeniden yapılandırılan iller idaresi ile nahiye merkezi haline getirilmiş ve Bartın kazasına bağlanmıştır.Kurucaşile bölgesi’de Divan’lar biçiminde Kurucaşile’nin nahiye haline dönüştürüldüğü 1910 yılına kadar Amasra’ya bağlıdır.Konumuz olan Miralay Veli Tekkeönü divanında Turabi(Çayaltı)köyünde 1800’lü yılların ilk çeyreğinde doğmuştur.Daha sonra İstanbul’da Ayvansaray’da ikamet eden halasının nezdinde tahsil hayatına devam etmiştir.

Bugün Deniz Harp Okulu’nun temelini teşkil eden 1773 yılında III.Mustafa döneminde kurulan Tersane Hendesehanesi adını alan okul daha çok gemi kaptanlarının devam ettiği bir kurs niteliğindedir.

Karada açılan ilk deniz okulu; Hendesehane veya Hendesehane-i Bahri adıyla, Baron de Tott'un tavsiyesi ve Kaptan-ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın gayretleriyle 1776 yılı Şubat ayında Kasımpaşa'da Tersane-i Amire'nin "Darağacı" denilen semtinde kurulmuştur.

1782-1783 yıllarında tersanedeki hendesehanenin küçük olması ve ihtiyacı karşılamaması nedeniyle tersane sahasında yeni bir mühendishane binası yaptırılmıştır. Okul Mühendishane-i Bahri-i Hümayun adı ile 1784 yılında  yeni binasında faaliyete geçmiştir. Okul 1795 yılında iki kısma ayrılmakta; birinci kısmında güverte subayı, ikinci kısmında ise gemi inşa subayı yetiştirilmekteydi.

Okul II.Mahmut döneminde Heybeliada’ya yaptırılan Kalyoncu Kışlası’na taşınmıştır.1839 yılında Tanzimat’la beraber Mekteb-i Bahriye adıyla anılmaya başlanan okul, Kasımpaşa'daki binasında 12 yıl kadar kalmış ve daha sonra son kez Heybeliada'ya nakledilmiş, 1850 yılında ise Heybeliada'daki eski Bahriye Kışlası'na taşınmasına karar verilmiştir. Okul binası 34 odalı olup, 150 öğrencisi bulunmaktadır. Ayrıca okulda 30 yataklı bir hastane, eczane, matbaa, mücellithane ve büyük bir kütüphane mevcuttur. Öğretim İngiliz sistemine göre yapılmakta olup, bazı dersler İngiliz Öğretmen tarafından okutulmaktadır.

Bu dönemde okulun; Mekteb-i Bahriye-i Şahane, Mekteb-i Fünun-i Bahriye, Mekteb-i Fünun-i Bahriye-i Şahane gibi isimlerle anıldığı görülmektedir.

MİRALAY VELİ BEY;

İhsan Bey, kitabında Atukeren’ler ve babası Miralay Veli Bey’den uzun uzun  şöyle bahsediyor.

Bu civarda Tekkeönü divanında(Velioğulları)şimdiki soy adları ile (Atukerenler) bölgede şat ve naşat hatıralar bırakmış şayanı iftihar evlatlar yetiştirmiş bir ailedir.[1]

Bartın madenleri bahsinde ismi geçen Miralay Veli,işte bu ailenin büyüklerinden ve Tekkeönü Turabi köyünde Veli oğlu Hasan oğullarındandır.Veli,İstanbul’da halası nezdine giderek Haliç’te Ayvansaray’da ilk tahsilini yaparken parlak zekası ile nazarı dikkati celbediyor.Askerliğin sahabeti cenahında feyz alarak Bahriye mesleğine intisap ediyor.Birincilikle Mektebi Bahriye’yi ikmal eden Veli devlet hizmetinde vazife görürken aynı zamanda bilgisini yükseltmek hususunda mütemadi mesaiden,mütaleadan geri kalmıyor.Türkiye’de çarkçı sınıfının ilk erkanı harbi olan bu genç bahriyeli birçok memuriyetlerden sonra Londra’ya birkaç defa gidiyor ve uzun zamanlar berayi vazife kaldığı bu şehirde muhtelif branşlarda ihtisas yapıyor.Uzun zaman Bahriye Mektebinde ders nazırlığı ve müteaddit hocalığı vardır.Kara günler içinde yetişmiş,ilmi kudreti sayesinde yaşamış,kimseye boyun eğmemiş olan Veli sayısız başarıları ile o devirde mesleğinde şöhret almış bir fen adamıdır.Menfalarda ömür geçiren bu Türk’ün bilhassa kömür havzamıza olan hizmeti büyüktür.Ve hakiki kıymeti ne yazık ki ölümünden sonra,bilhassa Cumhuriyet devrinde anlaşılmıştır. 4 Birinciteşrin 1329(1913) da İstanbul’da ölmüştür.demektedir.

ZONGULDAK MADEN HAVZASI VE MİRALAY VELİ BEY;

Zonguldak maden havzası 1865–1908 tarihleri arasında Bahriye İdaresi tarafından yönetilmiştir. Havzada Kozlu,Zonguldak,İnağzı ve Kilimli gibi kıyılarda ulaşım tamamen  denizyolu ile sağlanmakta ve Bahriye’ye ait yükleme iskeleleri bulunmaktadır.; Kozlu, Zonguldak, İnağzı ve Kilimli gibi tüm ağız ve koylarda Bahriye’ye ait yükleme iskeleleri bulunmaktadır.

Zonguldak maden havzasının her tarafına yayılan kömür damarlarını bulan ve işletmecilik yapması uygun görüken kişiye  ve Fen Komisyonunca ruhsatname verilirdi. Bu ruhsatı alan madenciye kömür çıkarmak için gerekli malzeme Maden İdaresinden verilirdi.Veli Bey,maden havzasında Fen Komisyonu başkanlığı yapmıştır.

Zonguldak’ın görünüşü

Ahmet Naim “Zonguldak Havzası Uzun Mehmet’ten Bugüne Kadar” adlı eserinde Miralay Veli Bey’den saygıyla bahsetmektedir.Veli Bey’in maden havzasına çok büyük emeğinin geçtiğini belirtirken,bunu kitabında şu ifadelerle dile getirmektedir.

”Zonguldak bölgesinde taş kömürü havzası; Dilaver Paşa’nın nizamnamesi ile idari bir teşkilatlanmaya gitmiştir.Ereğli havzası Alaplı’dan Kurucaşile’nin Kapısuyu köyüne kadar bölgedeki ormanlar madenlere tahsis edilmiştir.[2]Ereğli havzası Alaplı ile Akçakoca arasındaki Taş suyu”ndan başlıyarak “Kurucaşile’nin Kapısuyu’na kadar sahilden uzanan bir hudut tayin olundu.Rastgele açılan maden ocakları için ruhsatname alınması şart koşuldu”.

Bu dönemde Tekkeönülü Miralay Veli Bey’de maden havzasının yeniden yapılandırılmasında önemli görevler almıştır. Ahmet Naim:

“Zonguldak Havzası,Uzun Mehmet’ten Bugüne Kadar” adlı kitabında şöyle demektedir.”Zonguldak’a mücaver Tekkeönü köyünden oduncu oğulları ailesinin çocuğu olan bu sanatkar zabitimizin eserinden hükümet ve havza çok büyük istifadeler görmüştür.Havzada mevcut kömür damarlarını,kaşiflerinin isimlerine izafetle ad vererek tasnif eden yine Veli Bey olmuştur.Bugün artık fani hayata gözlerini yummuş olan bu kıymetli adamın hatırasını burada hürmetle anmağı bir vazife bilirim.”demektedir.”[3]

 Ahmet Naim’in “Zonguldak Havzası Uzun Mehmet’ten Bugüne Kadar” adlı eserinden Miralay Veli Bey’in maden havzasında önemli hizmetleri olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz.

Durmuş Kanış’ın[4] 1997 yılında Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünü bitirme tezi olarak hazırladığı ”Zonguldak Kömür Havzası Tarihi”adlı tezinde,Ahmet Naim’in 1934 yılında Hüsnütabiat Maatbası’nda basımı yapılan “Zonguldak Havzası Uzun Mehmet’ten Bugüne Kadar”adlı kitabından ve Sadrettin Enver’in 1941 yılında Etibank yayınlarından çıkan “Zonguldak Kömür Havzamız”adlı kitaplarından alıntı yaparak;

“1896 yılına geldiğinde ise Maden Nazırı Gramer Hasan Paşa’nın muavini ve Fen Komisyonu Reisi Veli Bey tarafından,o güne kadar istifade edilmeyen toz kömürden faydalanmak amacıyla”Kok ve Briket Fabrikaları”inşa edilmiştir.Yine bu tarihte “1882 Teamülnamesi”nin ruhuna uygun olarak istifade edilmeye başlanan toz kömürünün % 90’nının serbest satışına izin verilmiş ve geriye kalan % 10’luk toz kömürünün miri fiattan Bahriye İdaresine satılması zorunlu tutulmuştur.[5]

Türkiye’de Kuvarsit Madeni alanları

BAŞBAKANLIK DEVLET ARŞİVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ  OSMANLI ARŞİV KAYITLARINDA MİRALAY VELİ BEY İLE İLGİLİ BELGELER

Konu ile ilgili olarak arşiv araştırması yaparken Miralay Veli Bey ile ilgili olarak ; Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünün Osmanlı Arşivinde de birkaç belgeye ulaşılabilmektedir. Osmanlı Arşiv katoloğunda bulduğum bu belgeleri aktararak,ülkemize ve bölgemize  bir çok hizmetleri geçmiş aslen Tekkeönü’nden olan Miralay Veli Bey ‘i tanıtmış oluyoruz.

Tekkeönülü değerli Miralay Veli Bey ile ilgili Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi bölümündeki 19.08.1890 tarihli bir belgede;

”Ereğli’nin Kozlu[6] mevkiinde Korcu kumpanyası’nın maden kömürü ocağında baş gösteren olayın tahkiki için Bahriye Mektebi Muallimlarınden(öğretmen) Veli Bey’in görevlendirildiği.[7]

Burada Kozlu’da meydana gelen bir olayın araştırılması için Veli Bey’in görevlendirildiğini öğreniyoruz.

Veli Bey,Ereğli kömürleri işletmesinde nazır yardımcılığı yaparken 05.06.1892 tarihinde iftihar madalyası ile ödüllendirilmiştir.Osmanlı Arşiv kataloğunda şöyle  ifade edilmektedir.

”Tersane-i Amire’de ateş tuğlası üreten Ereğli Madeni Nazır Muavini Kaymakam Veli Bey’e Bahriye Nezaretince İftihar Madalyası verilmesi.”[8]istenmiştir.

Bir başka belgede ise 09.07.1893 tarihinde, Veli Bey’in Ereğli Madenleri işletmesinde görev aldığı dönemde başarılı çalışmalarıyla idarece terfilendirildiği belirtilmektedir.Bu terfileri şöyle ifade edilmektedir.

”Ereğli Madeni Nezareti Muavini Kaymakam Veli Bey'’in rütbesinin Bahriye Nezareti’nin tezkiresi üzerine bir derece terfii.[9]   

Birkaç yazarımız dışında Zonguldak tarihi ve maden havzası ile ilgili kitap ve dergilerde  Miralay Veli Bey’den bahsedildiğini görmedim.Zonguldak ve taşkömürü havzası tarihini yazanların Miralay Veli Bey’i de araştırma konularına almaları gereklidir.Miralay Veli Bey’siz Zonguldak taşkömürü tarihinin anlatımı eksik kalır.

İhsan Atukeren’in kendi anlatımıyla,“Cumhuriyetin XVI. Yılında Bartın Çevresi ve Orta Okulu”adlı kitabında  Bartın bölgesinin eğitim durumunu,emniyet ve asayiş durumunu,bölgemizdeki maden durumunu ve halk evi çalışmalarını anlatmaktadır.

MADENLER

“Bartın’ın en mühim madeni Kapısuyu[10]-Arıt havzasında bulunan  ve dahile doğru yürüyen kömür sahasıdır.Kalori itibariyle Zonguldak havzası kömüründen daha yüksek ve miktar itibariyle de daha zengin olan bu madenin arz sathına çok yakın oluşu yüzünden çıkarma masrafının azlığı ve dahile doğru gidişi seçkin evsafını katmerleştirmektedir.

Bu kömür ilk defa 1312 yılında Bahriye Erkan-ı Harp Çarkçı Miralaylarından Veli Bey tarafından bulunmuş ve fenni tetkike tabi tutulmuştur.Veli Bey o dönemde Bahriye idaresi tarafından idare edilmekte olan Ereğli havzası maden nazır muavini ve fen komisyonu reisi bulunuyordu.Veli Bey yurdumuzda yetişen ilk maden ve makine mühendisidir.[11]

Kurucaşile ilçemizin yetiştirdiği  Miralay Veli Bey  ve Öğretmen İhsan Atukeren ile ilgili olarak;Kurucaşile ve Tekkeönü bölgesinde dikkate değer bir  bilgi ve belge  bulunmamaktadır.Bölgemizde yeterince bir bilgi ve belgenin olmaması geçmiş dönemlerde başarılı ve örnek çalışmalar yapmış değerli hemşehrilerimizi tanıma açısından bir takım zorluklar çıkarmaktadır.

Zonguldak Limanı’nın 1892 yılında ilk mendireğinin temel atma töreninde Miralay Veli Bey[12]( Ereğli Maden Nazırı Bahriye Mirlivası Gramer Hasan Paşa(ortadaki )’nın sağ tarafındaki Miralay Veli Bey’dir.)

 

1960’lı yıllarda Tekkeönü

Bu bağlamda; Kurucaşile Kaymakamlığına, Kurucaşile Belediye Başkanlığına,Milli Eğitim Müdürlüğüne,Halk Eğitim Müdürlüğüne, Okullarımıza ve Muhtarlıklarımıza görevler düşmektedir.

Burada Kurucaşilemizin yerel yöneticilerini,Bartın ve Zonguldaklı  yöneticileri de göreve çağırıyorum.

1-Miralay Veli Bey’in Zonguldak’ta görev yapması nedeniyle Zonguldak şehir merkezinde bir caddeye veya bir parka adının verilmesi,

2-Miralay Veli Bey’in memleketi olan Tekkeönü ve Kurucaşile’nin birer caddesine adının verilmesi,

3-Miralay Veli Bey’in oğlu,Bartın Ortaokulu’nun ilk müdürü olan İhsan Atukeren’in de yaptığı hizmetlerden dolayı;Bartın’da bir okula,caddeye ve bir parka isminin verilemesi ,

4-Miralay Veli Bey ve Öğretmen İhsan Atukeren’in anılarını yaşatacak nitelikte bir çalışma yapılması,yörenin tarihsel zenginliğini ortaya koyacağı gibi,kadirşinaslık örneği olacaktır.

KAYNAKÇA

1-İhsan Atukeren Cumhuriyetin XVI.yılında Bartın Çevresi ve Ortaokulu Ülkü Bas.1939 İst.

2-Necdet Sakaoğlu’nun Çeşm-i Cihan Amasra

3-Necdet Sakaoğlu’nun Amasra’nın üç Bin Yılı

4-Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA)

5-Viranşehir Mütesellimi Haydutoğlu Mehmet Bey,Türk Dünyası Dergisinde yayınlanmıştır.

6-Türk Tarih Kurumu Basımevi  Bartın Halk Kültürü adlı eser

7-Bartın Gazetesinde Necati Özener’in 21.09.1990 yılında 2946 sayısının 2.sayfasında yayınlanan “Lise Tahsili İçin İstanbul’a Götürdüğüm Çocuklar” adlı makalesi

8-Ahmet Naim,Zonguldak Havzası-Uzun Mehmet’ten Bugüne Kadar,Hüsnütabiat Mat.st.1934

9-Enver Sadreddin,Zonguldak Kömür Havzamız,Etibank Yay.Ankara,1941

10-Durmuş Kanış,Celal Bayar Ünüversitesi,Fen Edebiyat Fakültesi,Tarih Bölümü, Bitirme Tezi,Zonguldak Kömür Havzası Tarihi,Manisa-1997

11-Erkan Aşçıoğlu,Bartın ve Kökleri



* Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü
[1]Atukeren İhsan,Cumhuriyetin XVI.yüzyılında Bartın Çevresi ve Ortaokulu,s.46
[2] Naim Ahmet,Zonguldak Havzası,Uzun Mehmet’ten Bugüne Kadar.s.33
[3] Naim Ahmet,Zonguldak Havzası,Uzun Mehmet’ten Bugüne Kadar.s.35
[4] Ankara Çankaya Rıdvan Ege Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı
[5] Durmuş Kanış ,Celal Bayar Üniversitesi,Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü,Bitirme Tezi,”Zonguldak Kömür Havzası Tarihi”,1997,s.86
[6] Kozlu bugün Zonguldak ilinin bir bucak merkezidir.
[7] BOA,Fon Kodu:DH.MKT. Dosya no:1752Gömlek no:105,
[8] BOA,Fon Kodu:İ..DH... Dosya no:1295/-6,Gömlek no:102471,
[9] BOA,Fon Kodu:İ..TAL.Dosya no:21,Gömlek no:1310/Za-084
[10] Kurucaşile’nin doğu yönünde bir dönem ahşap tekne yapımı ile ünlü bir kıyı köyüdür.
[11]Atukeren İhsan,Cumhuriyetin XVI.yüzyılında Bartın Çevresi ve Ortaokulu,s.41
[12] Tekkeönü’nde  Suat Atukeren tarafından fotoğrafın bir örneği verilmiştir.

Hiç yorum yok: