6 Aralık 2011 Salı

ZONGULDAK MADEN YÜKSEK MÜHENDİS MEKTEBİ MÜDÜRÜ ÖRNEK FEN ADAMI MEHMET REFİK FENMEN

ZONGULDAK MADEN YÜKSEK MÜHENDİS MEKTEBİ MÜDÜRÜ

ÖRNEK FEN ADAMI MEHMET REFİK FENMEN

(1882-1951)

 
                                               
Elektrik mühendisi Mehmet Refik FENMEN, Türk bilim, eğitim ve mühendislik tarihi ile yakından ilgilenenler dışında, tanıdık bir isim değildir. Türk ünlülerini tanıtmak için basılmış nice ansiklopedide Refik FENMEN ismine rastlanmaz. Bununla beraber, Mühendis Mektebi, Darülfünun, Zonguldak Maden Yüksek Mühendis Mektebi gibi önemli okullar ile ilk mühendis örgütlenmesi olan Osmanlı Mühendis ve Mimar Cemiyeti’nin tarihinde adı sıkça karşımıza çıkmaktadır. (1)
Ülkemizin ilk elektrik yüksek mühendislerinden olan Refik FENMEN, eğitimcilik ve yöneticilik yaşamını ülkemizde mühendisliğin meslek olarak tanınıp sevilmesine adamış, düşündüklerini uygulayabilme becerisi olan örnek bir aydındır. (2)
Mehmet Refik FENMEN, Sadrazam Mithat Paşa’nın kızı Memduha Hanım ile İstanbul Belediye Başkanı Rasim Paşa’nın oğlu olan Halep Valisi Vefik Bey’in çocuğu olarak 1882’de Preveze’de dünyaya geldi. İlkokulu İstanbul’da Numune-i Terakki Mektebi’nde, ortaokul ve liseyi Saint Benoit Fransız Lisesi’nde okudu. Lozan Üniversitesi’nin Matematik-Fizik Bölümü’nü bitirdikten sonra 1906’da Liége Üniversitesi’nin Elektrik Mühendisliği Bölümü’nden üstün başarı ile yüksek mühendis olarak mezun oldu.
1908’de yurda döndü. Önce Mekteb-i Sultani’de (Galatasaray Lisesi) matematik öğretmeni olarak, ardından Ticaret ve Nafia Nezareti (Ticaret ve Bayındırdık Bakanlığı) Fen Müşavirliği’nde mühendis olarak çalıştı. Ardından 1909’da Osmanlı’nın ilk sivil mühendislik okulu Mühendis Mekteb-i Âlisi’nin müdürü oldu. (3)
Refik FENMEN’ in okul müdürü olarak seçilmesi şu şekilde gerçekleşmiştir;
Hendese-i Mülkiye’nin (Mühendislik Mektebi) askeri idareden ayrılmasına karar verilince, mühendishanenin bu kısmının askeri müdürü olan Albay Bahattin Bey görevinden alındı. Sivil müdür olarak kimin tayin edileceği tartışmalara yol açmıştı. Müdür tayini karara bağlanamayınca o zamanki Nafia Nazırı ( Bayındırlık Bakanı) Hallaçyan Efendi ve muavini Hulusi Bey yeni kurulmuş olan “Osmanlı Mühendis ve Mimar Cemiyeti”nin görüşünü almaya karar verdiler.
Hulusi Bey Hendese-i Mülkiye'den mezundu. Sivil yönetime geçen Mühendis Mektebinin başında aynı zamanda iyi bir yönetici olan bir mühendisin bulunması gerektiği düşüncesindeydi. Bu düşünceyle, müdürlük için “Osmanlı Mühendis ve Mimar Cemiyeti”nden, iki kişinin ismini gizli oyla belirleyerek bildirmelerini istedi. Bildirilen adaylardan Mühendis Refik Bey, Hulusi Bey başkanlığındaki toplantıda oy çokluğuyla seçildi. Nafia Nezareti Refik Beyi 20 Mart l909’da müdürlüğe atadı.
Hendese-i Mülkiyenin askeri idareden ayrılması prensibi kabul edildiğinde bağlanacağı makam ve bina sorununun da çözülmesi gerekti. Tophane'deki Askeri Sanayi Mektebi geçici bir süre için uygun bulundu. l909 yazı tamirat ile geçti, sonbaharda da yeni binaya taşınıldı. Mektebin adı "Mühendis Mekteb-i Âlisi" olarak değiştirildi. (4)
Refik FENMEN’in Mühendis Mektebi'nin ilk sivil müdürü olarak görev yaptığı yıllardaki başlıca amacı, mühendisliğin meslek olarak sevilmesini sağlamak olmuştur.
Refik Bey, demokrat kişiliği ile özellikle öğrencinin yönetime katılmasında önemli adımlar attı. Ders programlarının yapılmasında, okulun temizlik ve düzeninde, yemekhane sorunlarında öğrencilerin görüşlerini alıyor, çözüm üretmeleri için zorluyordu.
Öğrenciler aralarında çeşitli alanlarda örgütlenmeye gitmiş, Genç Mühendis İktisat Cemiyeti, Mühendis Mektebi Talebe Cemiyeti gibi örgütler kurulmuştu. Meşrutiyetin sağladığı demokratik ortamın da etkisiyle öğrenciler ülke sorunlarıyla ilgileniyor, yürüyüşlere katılıyor, gazete ve bildiriler yayınlıyorlardı. Hendese-i Mülkiye döneminde öğrenciler derslerde tuttukları notlarla yetinirken Müdür Refik Bey’in girişimiyle öğretim elemanları ders notlarını hazırlayıp çoğaltarak dağıttılar. Refik Bey, Avrupa koşullarına uygun mühendis yetiştirilmesinde yeni teknolojiyi öğrencilere aktaracak öğretim elemanlarının yurtdışından getirtilmesi konusunda yetkilileri ikna etti. 1910 yılında 40 gün boyunca Almanya, Belçika, Fransa ve İsviçre’deki mühendislik okullarını ziyaret etti, burada yeni mühendislik yaklaşımlarına ilişkin incelemelerde bulundu. Belçika’dan sulama ve demiryolu alanlarında iki Belçikalı profesörü ders vermek üzere getirtti. Önceleri Fransızca anlatılan dersleri çevirmen aracılığıyla izleyen öğrenciler, Refik Bey’in girişimiyle Fransızca kurslarına katıldılar ve bir süre sonra dersleri çevirmensiz izleyecek konuma geldiler. (5)
Refik FENMEN 1913 yılında Lamia Hanım ile evlendi. Türk Kadınlar Birliği'nin eseri olan 1935'de İstanbul'da toplanan Dünya Kadınlar Birliği Kongresi adlı büyük organizasyonda birliğin ikinci Başkanı Lamia FENMEN' dir. Lamia Hanım, Dünya Kadınlar Birliği organizasyonunda mükemmel İngilizcesi ile önemli rol oynar. Kadın mücadelesinde önde gelen isimlerden olan Lamia FENMEN, beş çocuk büyütür; ama ne kocasının ne de hepsi ayrı ayrı hayatta iz bırakan beş çocuğunun gölgesinde kalmaz.
Refik FENMEN daha sonra 1919'da tayin edildiği Darülfünun Fen Medresesi genel fizik ve elektrik kürsüsü öğretim üyeliğinde ve 1925 tayin edildiği Zonguldak Maden Yüksek Mühendis Mektebi müdürlüğü sırasında unutulmaz hizmetler vermiştir. Refik Beyin Türkiye'nin yetiştirdiği ender eğitimciler arasında baş sıralarda yer almasının önemli bir nedeni, öğrenciye büyük değer vermesiydi. Onun yöneticiliği döneminde, ilk kez böylesine değer verilen, eğitimin "nesnesi" değil, "unsuru" olduklarını belki de ilk kez fark eden öğrenciler, derslere ve okula bağlanmış, mühendisliği meslek olarak benimsemişlerdir. (6)
Refik FENMEN Zonguldak kömür havzasında çok büyük izler bırakmıştır. O ikinci önemli eğitim ve yöneticilik sınavını Zonguldak Maden Yüksek Mühendis Mektebinde verir. 1925'te atandığı Zonguldak Kömür İşletmesi'ni modern bir işletme haline getirir. Maden Mühendis Mektebi, Refik Bey tayin edildiğinde yeni kurulmuştur. (7)
                                                   
Maden mektebi ilk kurulduğunda, Zonguldak’ta, iki katlı mütevazı bir binaya yerleşmiş, üç sınıflı, ortaokul mezunu kabul eden bir orta derecede yatılı bir okuldu. Bu okulda sadece basit kimya laboratuarı vardı. Parasız ve yatılı öğrenci kabul eden bu okul, çoğunluğu Anadolu’dan gelmiş fakir fakat okuma isteği azmiyle yanıp tutuşan öğrencilerle dolmuştu. Refik FENMEN okulunu anlatırken, “talebesinin madenciliğe olan sönmez aşkı, muallimlerin fedakârlığı bu mütevazı müesseseye canlı bir ruh veriyor, emin bir istikbal vaad ediyordu. Karadeniz’in madenlere yakınlığı, arazisinin vüs’ati (zenginliği) müessesenin inkişafını (gelişimini) temin edecek başlıca unsurlardan idi” demektedir. Çok kısa sürede hızlı bir gelişme gösteren bu okul, yabancı dilde eğitim yapan, öğrencilerini yurtdışı stajlara gönderen, sosyal ve sportif etkinlikleriyle ( basketbol, atletizm, futbol ve tenis ) küçük fakat günümüz koşullarında bile çağdaş sayılabilecek bir üniversite kimliği kazanmıştır. Mezunları ülkemizin çok farklı yörelerinde, yurt madenciliğinin gelişmesine katkıda bulunacaklardır. Bunlardan bazıları da, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli kömür havzası olan Zonguldak’ta madencilik çalışmalarını sürdüreceklerdir. (8)
Refik Bey öğrencilerin Fransızca öğrenmesi için büyük gayret göstermiş ve bunu başarmıştır. Yabancı hocalar derslerini Fransızca olarak anlatmaktadırlar. Başlangıçta dersler tercüme edilirken daha sonra öğrenciler doğrudan dersleri anlayabilecek düzeye gelmişlerdir. Öğrenciler Fransızca öğrenmelerini sağlamak için dersler dışında da aralarında Fransızca konuşmaya zorlamıştır. Ayrıca öğrencilere okula girişlerinden itibaren haftada 10 saat Fransızca kursları verilmiştir. Böylece Fransızca öğretilmiş öğrencilere ders kitabı olarak Fransızca teknik kitapların en modernleri her yıl parasız olarak verilmiştir. Tamamlayıcı olarak da Fransızca Teknik Kütüphane kurulmuştur. Bu sayede, Batı dünyasının teknik literatürü içine, tercüme yoluyla değil, doğrudan doğruya girme imkânı sağlanmıştır.
Mehmet Refik Bey Fransızca öğrenme yanında öğrencilerin sosyal bakımdan gelişimine de büyük önem vermiştir. Spor olarak futbol, voleybol ve tenise önem vererek bu alanlarda öğretmenler getirmiştir. Binicilik zaten zorunlu bir derstir. ( 9 )
Laboratuarlarıyla, koleksiyonlarıyla, her türlü cihazlarıyla zamanın en modern bir Maden Yüksek Mühendisi Mektebi halinde çabuk gelişen bu okulun mezunları, tatilleri sırasında Türkiye’deki madenlerde ve mezuniyeti takiben 3 ay da Avrupa’daki madenlerde ciddi bir stajdan geçirildikleri için, mevcut yerli yabancı maden şirketlerince maddi ve manevi çok iyi şartlarda derhal angaje edilmişlerdir. Öğrenciler her tedris yılı sonunda bir ay ocaklarda işçi gibi çalışarak staj yaptıkları gibi, okulu bitirince de Avrupa’daki maden ocaklarına staja gönderilirdi. Bu stajlarını başarı ile tamamlamayanlara da diplomaları verilmezdi. (10)
                                                         

Okulun 1930-1931 yılı mezunlarından Enver Necdet EGERAN, Refik FENMEN ve okuldaki eğitim hakkında şu bilgileri veriyor:
“Refik Bey’i, 1927’de Zonguldak Maden Yüksek Mühendis Mektebi’ne girdiğimde tanıdım. Hem okulun müdürüydü, hem de elektrik derslerini veriyordu. 1925’den 1927’ye kadar, hepsi kendi alanlarında isim yapmış olan matematik profesörü Kerim Bey, fizik profesörü Hayri Bey ve kimya profesörü Arif Bey sıra mesleki derslere gelene kadar ders vermişlerdi.
Refik Bey, mesleki dersler için yabancı uzmanlar getirtti. O kadar titizdi ki, yabancı hocalarla bizzat mülakat yapar, ondan sonra sözleşme imzalardı. Dersleri tam olarak kendileri takip etsin diye tüm talebeye Fransızca kursları aldırdı. Mezun olduktan uzun yıllar sonra MTA’da çalışırken, İstanbul Yüksek Mühendis Mektebi’nden mezun bir meslektaşım ile anlaşamadık. Kendi iddiasının doğru olduğunu ispat etmek için mektepte tuttuğu notları getirdi. Ben ona, mektepte okuduğumuz kitabı gösterdim, Arkadaşımın notlarında tercümeden kaynaklanan hata vardı. Aramızdaki fark buydu.”
Mehmet Refik FENMEN 1927 yılında “Ameli Telsizcilik ve Ameli Otomobilcilik” kitapları ile Max PLANCK’ın “Işığın Doğası” isimli eserinin çevirisini yayınladı. 1930-31 yıllarında ise 3 ciltlik “Elektroteknik” kitabı ile termodinamik ve yanma üzerine 2 ciltlik “Hararetin Tekniği” adlı eserlerini tamamladı. Tüm bu yayınları, Zonguldak Maden Mühendis Mektebi’nde öğrencilere ders kitabı olarak okutuluyordu. (11)
Zonguldak Maden Mühendis Mektebi’nin mezunları arttıkça aynı tempoda gelişemeyen iş imkanlarını değerlendiren bakanlıkta kaygılar belirmişti, 1929'da mektebe alınacak öğrencilerin seçimi birkaç kişiye bırakılmıştır. 1930 da okula bir bölüm ilave edilerek "Yüksek Maadin ve Sanayi Mühendisi Mektebi" haline dönüştürülmüş, 1931'de ekonomik kriz gerekçesiyle okul kapatılmıştır Maden yüksek mühendisliği tahsilinin yeniden canlanması için yirmi iki yıl beklemek gerekmiş. 1953’te İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi kuruluncaya kadar da ülkemiz bu alanda önemli bir boşluk yaşamıştır. Zonguldak Maden Yüksek Mühendis Mektebi, devlet eliyle madenciliğimizin sıfırdan başlatılmasını sağlamış çok önemli bir eğitim deneyidir.
Mehmet Refik FENMEN, 1932 yılında İstanbul mıntıkası Sanayi Müdürlüğüne, l934 yı¬lında İktisat Bakanlığına bağlı elektrifikasyon bürosu üyeliğine getirilmiş; 1935-1943 yılları arasında da Ankara Belediyesi Otobüs İşleri Müdürlüğünde bulunmuştur. Her görevini öncü bir anlayışla sürdüren Refik FENMEN, toplu taşımacılığın en iyi yollardan birinin troleybüs olduğu düşüncesindeydi. Bu düşüncesini kısa süre içinde uygulamaya geçirmiş troleybüsü Ankara'ya getiren kişi olmuştur.
1934 yılında Soyadı Kanunu çıkınca Refik Bey kendini ifade eden çok yakışan, Fen Adamı anlamına gelen FENMEN’ i soyadı olarak adına ekledi.
Mehmet Refik FENMEN 1943-1946 yıl¬ları arasında Kocaeli Milletvekili olarak Büyük Millet Meclisi'nde görev yapmıştır. 1946’dan sonra da çeşitli okullarda yine öğretimle meşgul olmuş, Etibank İdare Meclisi Azalığı'nda bulunmuştur. Emekli olduktan sonra da mesleğinden uzaklaşmayan Refik FENMEN il ve ilçelerin elektrik projelerini bizzat yapmıştır.
4 Mart 1951'de geçirdiği kısa bir rahatsızlık sonucu vefat eden Mehmet Refik FENMEN, üstlendiği her görevi ülkeyi çağdaşlığa götüren bir basamak olarak kullanmıştır. Mühendis Mektebindeki idareciliği süresince bu okulun modern bir hal almasına uğraşmış ve bunda başarılı olmuştur. Malzeme, Fizik ve Elektrik laboratuarları hala Mehmet Refik FENMEN' in izlerini taşır. Kendi alanında hem uygulama hem de teoride ışığıyla geleceği aydınlatan eserler bırakmıştır. Alçakgönüllü, ilerici ve aydın kişiliği; amaçları belli ve programlı çalışmaları ile meşrutiyetten başlayarak yurdumuzun teknik ilerlemesine yaptığı katkılarla olduğu kadar, örnek bir idareci olarak da adı saygıyla anılmaya değer bir kişidir.



KAYNAKÇA

1- ELEKTRİK MÜHENDİSİ MEHMET REFİK FENMEN: OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E
YENİLİKÇİ VE YORULMAZ BİR AYDIN OSMANLI BİLİMİ ARAŞTIRMALARI IX/1-2 (2007-2008) SAYFA:101
2-TÜRKİYE'DE MÜHENDİSLİĞİ MESLEKLEŞTİREN EĞİTİM DEHASI REFİK FENMEN BİLİM VE TEKNİK DERGİSİ SAYI:338 OCAK 1996 SAYFA:68
3- MÜHENDİSLİK MİMARLIK ÖYKÜLERİ-2 ANKARA MAYIS 2006 REFİK FENMEN: MÜHENDİSLİĞİ VE EĞİTİMCİLİĞİ İLE ÖRNEK BİR FEN ADAMI NERMİN FENMEN SAYFA: 51
4- TÜRKİYE'DE MÜHENDİSLİĞİ MESLEKLEŞTİREN EĞİTİM DEHASI REFİK FENMEN BİLİM VE TEKNİK DERGİSİ SAYI:338 OCAK 1996 SAYFA:69
5- MÜHENDİSLİK MİMARLIK ÖYKÜLERİ-2 ANKARA MAYIS 2006 REFİK FENMEN: MÜHENDİSLİĞİ VE EĞİTİMCİLİĞİ İLE ÖRNEK BİR FEN ADAMI NERMİN FENMEN SAYFA: 52
6- TÜRKİYE'DE MÜHENDİSLİĞİ MESLEKLEŞTİREN EĞİTİM DEHASI REFİK FENMEN BİLİM VE TEKNİK DERGİSİ SAYI:338 OCAK 1996 SAYFA:68
7-TÜRKİYE'DE MÜHENDİSLİĞİ MESLEKLEŞTİREN EĞİTİM DEHASI REFİK FENMEN BİLİM VE TEKNİK DERGİSİ SAYI:338 OCAK 1996 SAYFA:76
8- MADENCİLİK BÜLTENİ TEMMUZ ARALIK 2007 SAYI:82-83 SAYFA: 103
9-ZONGULDAK MADEN MÜHENDİS MEKTEB-İ ÂLİSİ (1924-1931) ZONGULDAK KENT TARİHİ ’05 BİENALİ BİLDİRİLER KİTABI PROF. DR. EMRE DÖLEN SAYFA: 26-27
10-TÜRKİYE’DE MADEN MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ TARİH NADİR AVŞAROĞLU MADEN MÜHENDİSİ SAYFA: 25-26
11-MÜHENDİSLİK MİMARLIK ÖYKÜLERİ-2 ANKARA MAYIS 2006 REFİK FENMEN: MÜHENDİSLİĞİ VE EĞİTİMCİLİĞİ İLE ÖRNEK BİR FEN ADAMI NERMİN FENMEN SAYFA: 55
12-2-TÜRKİYE'DE MÜHENDİSLİĞİ MESLEKLEŞTİREN EĞİTİM DEHASI REFİK FENMEN BİLİM VE TEKNİK DERGİSİ SAYI:338 OCAK 1996 SAYFA:77








Hiç yorum yok: