24 Haziran 2009 Çarşamba

ZONGULDAK VE ÇEVRESİ YEREL TARİH ÇALIŞMALARINDA/İSİMLER VE YAZILI KAYNAKLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Zonguldak tarihi, kömürle başlar. Kent merkezinin emek yoğun üretim biçimiyle şekillenen tarih araştırmaları, maalesef ilin ve Zonguldak iline bağlı ilçelerin, kültürel ve sanatsal etkinliklerini ve geçmişini gölgelemiştir. Elpek bezi, Devrek Bastonu gibi el sanatlarına ilişkin, ciddi araştırmaların yapıldığına rastlanılmamaktadır. Kömür madenlerinde çalışan amelelerin, mükellefiyet kapsamında zorla maden ocaklarında istihdam edilmesi ve maden işçiliğinin bölgede geçim kaynağı olması, belki de böylesi bir bakış açısını zorunlu kılmıştır. İşçi sınıfının haklarını elde etme mücadelesi, zaman zaman kömür işletmeciliğini zor durumda bırakmış, resmi kurumlar kömür üretiminin zora girmemesi için polisiye tedbirlere başvurmak durumunda kalmışlardır. Kömür havzasının; işçi göçüyle nüfusunun artması ve ülkenin farklı şehirlerinden gelen maden işçilerinin, etnik köken, kültürel uyuşmazlık ve hemşericilik gayretleriyle birbirleriyle kavgaları, proleter bir sirkülasyon yaratmıştır. Sovyetler Birliği'nde kurulmuş olan Türkiye Komünist Partisi'nin; Zonguldak iline Kurtuluş Savaşı sürerken, maden ocaklarında çalışan işçileri örgütlemek için, propaganda amaçlı üyeler gönderdiği ve bunların TBMM Hükümetince etkisiz hale getirildiği, Mustafa Kemal Atatürk tarafından Nutuk'ta açıklanmaktadır. Ahmet Naim'in kömür havzası tarihiyle başlatılabilecek yerel tarih araştırmalarında, Osmanlı dönemi Kastamonu ve Bolu Salnamelerinde, bölgenin tarihine ilişkin bilgilere rastlamak mümkündür. Cumhuriyetin On Yılında Zonguldak Kömürü Havzası isimli çalışma, Zonguldak ekonomisinin tarihçesi ve bölgede faaliyet gösteren ecnebi teşekküller hakkında önemli bilgiler vermektedir. Ayrıca Ticaret odalarına kayıtlı gayri Müslim tüccar, esnaf ve zanaatkârların isim listeleri de, bölgenin etnik yapısı hakkında bilgi sahibi olmamıza katkıda bulunmaktadır. Karaoğuz'un çıkardığı Doğu Mecmuası, gerçekten dönemin koşullarına göre, oldukça muhtevalı bir mecmua görünümümdedir. Zonguldak il ve ilçelerinde 1931'e kadar faaliyet gösteren Türk Ocakları ile 1931'den sonra kurulan Halkevlerinin ilin sosyal ve kültürel yaşamına olumlu katkılar yaptığı da unutulmamalıdır. Erol Çatma, Kadir Tuncer ve Ekrem Murat Zaman'ın Zonguldak maden ocakları ve işçi örgütlenmelerine ilişkin eserleri, dikkat çekmekte ve birçok araştırmacıya ilham kaynağı olmaktadır. Saffet Can'ın Emin Dayı isimli kitabı, bir döneme ışık tutmaktadır. Halil Uzun'un görsel arşivi, zengin bir kültür dokümanı olarak bizleri beklemektedir. Hamit Kalyoncu'nun; Kömürde Açan Çiçek isimli kitabı ise, salt tarih çalışması olmayıp geçmişten günümüze, Zonguldak ve ilçelerinin kültür ve sanat yaşamına şerh düşmektedir. ZOKEV ise birçok kültürel etkinliğe imza atmakta, kent kültür tarihinin aydınlanmasına önemli katkılar sunmaktadır. Bu amaçla bienaller düzenlenmekte, sunumları kitaplaştırmaktadır. İl yıllıkları; daha çok turizme dönük görsel içerikleriyle, resmi bakış açısını yansıtmaktadır. Çaycuma Tarihinin aydınlatılmasında Hasan Ataman'ın katkıları görmezlikten gelinemez. Ereğlili eğitimci Gürdal Özçakır; Ereğli kent tarihine ilişkin araştırmalarını sürdürmektedir. Gürdal Özçakır'ın “ 1923-1950 Kdz. Ereğli Futbol Tarihi” isimli kitabı 2008'de yayınlanmıştır. Halen kendisinin, http://haberzonguldak2.com sitesinde çalışmaları ve araştırmaları yayınlanmaktadır. Ereğli tarihine ilişkin kitabıyla Sinan Yakay, Osmanlı arşiv belgelerinden hareketle, farklı bir tarih kurgusu yapmıştır. Gökçebey tarihi araştırmalarını sürdüren Sadi Uyar, Tefen Tarihi kitabını yakın bir zamanda yayınlama hazırlığı içerisindedir. Devrek'te ise bu boşluk, Ömür Çelikdönmez'in Devrek Tarihi kitabı ile doldurulmaya çalışılmış, Metin Köse'nin Devrek ve Zonguldak'a ilişkin kitaplarıyla farklı bir boyut kazanmıştır. Devrekli genç araştırmacı Sefer Köse, Devrek köylerini ele alan araştırmalarını kitaplaştırmış, Maden Şehitleri üzerine araştırmalarını sürdürmektedir. Yine Devrek'te Tarih öğretmeni Mehmet Köktürk, ilçenin tarihine ilişkin bilgilerini, araştırmacıların dikkatine sunmakta ve zengin kitaplığından istifade etmelerini sağlamaktadır. Devrekli bir başka araştırmacı emekli ziraatçı, öğretmen ve hukukçu Güneri Esen; uzun yılardır devam ettirdiği araştırmalarını kitap haline getirmek üzeredir. Genç tarihçi Tarık Dakal, Devrek'teki soyadlarının tarihi ve sosyal izdüşümlerini inceleyen araştırmasını, Toplumsal Tarih Dergisi Sayı:177'de; “Ulusal Kimlik İnşasında Soyadı Kanunu, Devrek Örneği” adlı makalesinde ele almıştır. Kendisinin yeni çalışma konusu ise Zonguldak Halkevi'dir. Bir başka alaylı tarihçi ise Devrek Halkının yakından tanıdığı Kasap Ahmet olarak bilinen Ahmet Bayramusta'dır. Resim ve belge arşivi çalışmaları yapmaktadır. Engin bilgisi ile Devrek ve köylerinin bir çok bilinmeyen hikâyesini ondan dinlemek mümkündür. Bir baston ustası olan Raşit Korum, Devrek Baston Tarihi'ne ilişkin araştırmaları ile dikkatleri çekmekte, Baston tarihi ile ilgili oldukça zengin bir arşive ev sahipliği yapmaktadır. Ömer Yılmaz, Ömür Çelikdönmez ve Raşit Korum tarafından müşterek hazırlanan Devrek Baston Tarihi kitabı ise tamamlanmış olup okuyucu ile buluşmak için gün saymaktadır. Kendisiyle görüştüğüm Raşit Korum; şimdiye kadar Devrek Baston Tarihi konusunda çok şeyin yanlış bilindiğini söylemiştir. Raşit Korum, “Örneğin Baston ustası olarak tanınan Ali Ziya'nın yüzbaşı rütbesinde bir asker olduğunu, II. Abdülhamit'in sarayında mobilya tasarımcısı ve marangoz olarak görev yaptığını, İngilizlere falan esir düşmediğini, bunu belgelerle ispat ettiklerini, oysa Devrek Baston Tarihi konusunda yazanların birçok konuyu okuyucuya yanlış aksettirdiğini ifade etmiştir” dedi. Devrek Bastonunda kullanılan yılan figürünün ve diğer kabartmaların hangi sosyal ve kültürel etkenlerden kaynaklandığını bilimsel metotlarda ortaya koyduklarını söyleyen Raşit Korum, “Devrek bastonu hakkında üniversitelerde hazırlanan bütün tezleri gözden geçirildiğini, baston çizimlerinden yararlandıklarını, baston hakkında bilinmeyen birçok şeyi ortaya çıkardıklarını belirti. Bastonun Anadolu'daki tarihi serüvenini izlemek amacıyla Türkiye'de nerede baston yapılıyorsa inceleme yaptıklarını, Beykoz'dan Ahlat'a, Devrek'ten Ordu'ya bir çok yerde baston ustasıyla görüştüklerini ve Kitapta onlara yer verdiklerini söyledi. Kitapta yüzlerce baston resmi ve orijinal çizimlerinin bulunduğunu bu nedenle sanatsal bir içerik taşıyan kitabın, üniversitelerde ve meslek liselerinde ders kitabı olarak okutulabileceğini gündeme getirdi.
Yazarı :ÖMÜR ÇELİKDÖNMEZ
Açıklama: Kategori: Köşe Yazıları Eklenme Tarihi: 14 Nisan 2009
Geçerli Tarih: 05 Haziran 2009 07:29
Site: Devrek Postası
URL: http://www.devrekpostasi.org/haber_detay.asp?haberID=1298

Hiç yorum yok: