29 Haziran 2009 Pazartesi

İki Tez, İki Mutluluk

İki Tez, İki Mutluluk
Zonguldak Havzamızda Yerel Tarih çalışmalarına verilen önem gün geçtikçe artarak devam ediyor.

Bu alanda son olarak iki tarihçi arkadaşımızın yaptığı çalışmalar gerçekten takdire şayan ve ikisi de şu an tezlerini tamamladılar.
Bunlardan birisi Kdz. Ereğli Anadolu Meslek ve Meslek Lisesi Tarih öğretmeni Murat KARA diğeri ise İzmir 9 Eylül Fen Edebiyat Fakültesi Tarih bölümü son sınıf öğrencisi Tarık DAKAL.
Murat KARA’nın çalıştığı Yüksek Lisans tezi “EREĞLİ KÖMÜR HAVZASI VE CUMHURİYET DÖNEMİ ŞEKİLLENİŞİ” adını taşıyor. Murat KARA’nın çalışması yerel tarih olması yanında aynı zamanda sözlü tarih çalışması özelliği de taşıyor. Tezin özet bölümünde çalışmanın izlediği yol ile ilgili şu bilgilere ulaşıyoruz;
Kömür havzasının devletleştirilmesi sonucu II. Dünya savaşının da olumsuz etkilerinden dolayı ülke ekonomisi için önemli olan kömür üretimini arttırmak amacıyla MKK’na dayanılarak uygulamaya konan “Ücretli İş Mükellefiyeti Uygulaması” üzerinde durulan tezde 1940–1947 yılları arasını kapsayan bu dönemde havza köylüleri maden ocaklarında zor şartlar altında çalıştırılmaları ve o dönemki yaşam koşulları üzerinde ayrıntılı olarak durulmuş. Nitekim tez çalışmasının son bölümünde mükellef döneminde ocakta çalışmış olan kişilerle görüşmeler yapılarak uygulama hakkında bilgiler toplanmış. Bu görüşmeler yapılırken yukarıda belirttiğim gibi “sözlü tarih” yöntemi kullanılmıştır. Hazırlanan sorular “mükellef işçilere” yöneltilmiş ve sonrasında analizi yapılmıştır. Görüşülen kişilerin 80 yaşın üzerinde olması hem konunun önemini hem de çalışmanın zorluğunu ifade etmektedir. Ortaya çıkan sonuç ise son derece yararlı olmuştur. Çünkü ülkemizdeki ortalama yaş durumu göz önüne alınırsa maden ocaklarında çalışıp 80 yaşını aşmış sağlıklı insanın bulunması gerçekten zor bir durumdur.
Tez kabul gören anlayışa göre 1829 yılında kömürün bulunmasıyla başlayan bu süreçte, önce havza Padişah İdaresi’nce işletilmiş sonra yerli ve yabancı sermayedarlar aracılığıyla kömür üretimi yapılmıştır. 1867 yılında Dilaver Paşa isimli Nizamname Uygulamaya konarak ocaklarda zorunlu çalışma dediğimiz “mükellefiyet” uygulaması getirilmiştir. Meşrutiyet devri, Harp ve Mütareke yıllarının olumsuz durumundan kömür üretimi de etkilenmiştir.
Ereğli Kömür Havzası böyle bir durumda Milli Hükümet ve Cumhuriyet idaresine geçmiştir. Milli Hükümetin yerli kaynaklar konusundaki tutumu sonucu havzada çok önemli çalışmalar yapılmıştır.
Tarık DAKAL’ın Lisans bitirme tezinde ise ZONGULDAK HALKEVİ konusu işlenmiş. Onun ağzından tez ve amacı şöyle belirtiliyor;
“Günümüzde halkevleri ile ilgili söylenen olumlu olumsuz birçok şey var. Araştırmalarım boyunca en büyük amacım Zonguldak Halkevinin halkevleri arasındaki yerini; Zonguldak Halkevinin Zonguldak üzerindeki etkisini görmek ve göstermekti. Ayrıca çalışmalarım sırasında bana yardımcı olanları mahcup etmemeye ve onlar için de bir yerel kaynak ortaya koymaya çalıştım. Dergi ve gazetelerdeki Zonguldak Halkevi ile ilgili haberleri taradım. Tezimin akademik ve sağlam temelli bir çalışma olması için Başbakanlık Cumhuriyet Arşivinden CHP Kataloğunu taradım.”
Tez iki bölümden oluşuyor Birinci Bölümde HALKEVLERİNE GENEL BİR BAKIŞ İkinci bölümde ise ZONGULDAK HALKEVİ konusu tüm yönleri ile incelenmiş.
Genç ve istikbal vadeden tarihçi Tarık DAKAL 24 Haziran 1932’de kurulan Zonguldak Halkevini titiz bir çalışma ile o günün yazılı kaynaklarını tarayarak ve sözlü tarih çalışmaları yaparak incelemiş. Tarık DAKAL‘a göre Zonguldak Halkevi çalışmaları dolayısıyla Türkiye’deki önemli halkevlerinden biri olma özelliğine sahiptir. Zonguldak Halkevi kısa sürede vilayete yayılarak vilayetteki halkevlerinin sayısını 10’a; halkodalarının sayısını ise 80’e çıkarmıştı. Ayrıca Zonguldak Halkevinin 48 sayı çıkmış olan Karaelmas Dergisi bulunmaktadır.
Tarık DAKAL Karaelmas Dergisinin tüm sayılarını inceleyerek Ayrıca Devrek Halkevi ile Kdz. Ereğli Halkevi hakkında da değerli bilgiler sunuyor. 1943 tarihli Karaelmas dergisinde yer alan bilgilere göre Ereğli halkevinin o tarihte kütüphanesinde 1707 kitap bulunmaktaydı ve bu sayı ile Zonguldak Halkevi haricinde, vilayetteki halkevleri arasında Bartın Halkevinden sonra en fazla kitaba sahip olan halkeviydi.
19 Şubat 1932 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisinin kurumları olarak kurulan halkevleri 8 Ağustos 1951’de Demokrat Parti iktidarı tarafından kapatılmıştır.
Halkevlerinin amacı devrimlerin önündeki engelleri kaldırmak ve devrimler için destekçi bulmaktı. Bu amaçla halkevleri dokuz kol ile faaliyetlerini yürütmekteydi. Halkodalarının kolları bulunmamakla birlikte amaçları halkevleri ile aynıydı. Ayrıca her halkodasının halkevi kurulması için uygun ortamı hazırlaması gerekiyordu. Araştırmalar halkodalarından halkevine dönen örnekleri göstermektedir.
Bu iki tezin ileride basılarak kitap halinde karşımıza çıkması ve okuyucularıyla buluşmasını temenni ediyorum.

GÜRDAL ÖZÇAKIR
http://yazarlar1.googlepages.com/GurdalOzcakir04.htm

Hiç yorum yok: