14 Ekim 2007 Pazar

KDZ. EREĞLİ EVLENDİRİCİLER CEMİYETİ

KARADENİZ EREĞLİSİ EVLENDİRİCİLER CEMİYETİ
İkinci meşrutiyetin ilanıyla birlikte, İttahat ve Terakki Cemiyeti’nin kadın konumunu sorun olarak da görmesinin de katkısıyla, daha önceleri dergiler çevresinde odaklanan kadın hareketi örgütlenmeye başlamıştır. Bu örgütler 1908 de daha çok kadın hakları çerçevesinde iken 1912’den sonra hayır cemiyetleri çerçevesine kaymıştır. Ancak bu ayrımın da çok netleştiği söylenemez. Kadın örgütlerinde girişim ve kuruculuk daha çok erkeklerden ve yukarıdan aşağıya gelmiştir. 1908’de kurulan Osmanalı Kadınları Terakkiperver Cemiyeti İttahat ve Terakki Kadınlar Şubesi Teali-i Nisvan Cemiyeti, Osmanlı Kadınları Sefkat Cemiyeti Hayriyesi gibi örgütlenmeler 1910’lardan sonra yerlerini Asker Ailelerine Yardımcı Hanımlar Cemiyeti, Hilali Ahmar Kadınlar Cemiyeti, Cemiyeti Hayriye, Esirgeme Derneği, Kadınları Çalıştırma Cemiyeti İslamiyesi’ne bırakmıştır. Bu örgütlenmelerin İstanbul ve Selanik’te yoğunlaştğı görülmektedir.
16 Ocak 1910’da Kdz.Ereğli’sinde kurulan Evlendiriciler Cemiyeti de ilk kongresini İttahat ve Terakki Klübünde yapmıştır. Kongreyi toplayan, nizamnamesini hazırayan ve başkan seçilen Tunalı Hilmi Bey 1 Eylül 1909’da Ereğli kaymakamlığına atanmıştır. Derneğin amacı, evlenmekte zorluk çeken gençlere yardım olarak belirlenmişse de, nizamnameside kadın hakları ile ilgili gelişimin izlerini de görülür. Cemiyetin kuruluş amacı içinde “toplumu her türlü çirkin adet ve geleneklerden kurtarmak” da sayılmakta, bunun içinde “kadının mal gibi satılması” çirkin gelecege karşı çıkış da yer almaktadır. Evliliğin nüfusu artırmak ve "toplumu hastalıklardan arındırarak toplumsal açıyı güçlendirmek" gibi hedeflere ulaşmak için kullanılmak istendiği örnekler karşısında Ereğli Evlendiriciler Cemiyeti, evlendirmeyi özendirmek, yeni evlilere yardımcı olmak amaçlarının yanı sıra adetlere de karşı çıkmakta, insancıl ve yenilikçi bir tutum sergilemektedir. Ereğli madenlerinin kadın erekek nüfus oranları ve yaşam koşulları ile geleneklerle arasında uyumsuzluk yaratmasının cemiyetin kurulmasında rolu olabileceği akla gelmekteyse de rakamlar böyle bir yaklaşımı destekleyecek ipucu vermemektedir. Nizamnamesinin dilinin ağırlığından da anlaşılabileceği gibi Tunalı Hilmi Bey’in etkisini taşıyan Evlendiriciler Cemiyeti büyük merkezler dışında kurulmuş olan ilginç ve bildiğimiz tek örnektir.
KDZ. EREĞLİ EVLENDİRİCİLER CEMİYETİ NİZAMNAMESİ
Birinci madde: Vatan boşluk züriyetsiz yüzünden tehlikededir. Yetişmiş kızları ve delikanlıları bir an evvel evlendirmek, bunların fakir kimsesiz olanlarına ev, tarla, sermaye yahut çiftçilik levelazımı tedarik etmek. Ba-husüs: kızların 15, delikanlıların 18 yaşından evvel evlenmemelerine, illetil olanları evlenmekten alıkoymaya çalışmak bu yoksulluk günlerimizde uzun, masraflı, külfetli düğünler yapmak, ağırlıklar istemek; yüksek pahalı nikahlar kıymak; kızı kocaya değil de satılmaya vermek; imamlar, muhtarlar, memurlar tarafından kanunun tayin ettiği miktardan fazla mihr hakkı bahşiş istenmek; el-hasıl bir kızın evlenmesine engel olmak gibi hallerde, adetlerle çarpışarak bunları kazamızdan kaldırmak; düğün yapabilecek olanları düğüne hazır edecekleri para mükabilinde teşvik ile gelin, güveyi için mülk, tarla satın aldırmak; yahut o parayı hayıra, maarife vakfettirmek; hele ana ata hakkı diyerek çürük, vahşi en taş yürekli insana bile kan kusturucu bir itikad ile kızının hakkını bir de son defa yutmaktan vazgeçmeyen ana babalara mümkün olduğu takdirde alacakalrı ağırlıkları geliniyle, güveyiyle mal ettirmrk; yahut o ağırlık bedeliyle tarla, mal, mülk satın alınarak güveyi ile gelin üzerine yazdırtılmak münasip ise güveyiye sermaye edilmek; her türlü güzel ilahi vesilelere, sebepler arıyarak, bularak evlenmeyi kolaylaştırmak; evlenmeyi vasıta olmayı daima düşünmek; evlendirmeyi, evlendiriciliği ateşi sönmez sevdalara daima emel edinmek; hayır sahiplerinden cemiyet vakıflar, hibeler kazandırmak, konferanslar vermek vazifeleri arkasında koşan bir cemiyet kurulmuştur; adı "Karadeniz Ereğlisi Evlendiriciler cemiyeti"dir. İkinci madde: Cemiyete giren yılda en az 5 kuruş verir; girmediği halde bile yardım (fahri aza) sayılır. Üçüncü madde: Cemiyetin ilk işi kazanın her yerinde bir şube açmak. Hiç olmassa bir arkadaş edinmek olacaktır. Dördüncü madde: Cemiyetin merkezi Ereğli kasabasıdır. Beşinci madde: Cemiyet her yıl sonunda intihab edilir. Dördü evli, üçü bekar; yedi azalı bir meclis ile idare olunur. Bu meclis hürdür, istediği gibi icraatta bulunur. Ancak her kararını ekseriyet kararı ile verir. Birinin işi için o yerdeki azadan, aza yoksa hemşehrilerden iki kişi meclise rey sahibi olarak dahil olur: bunlar o işe alakalı bulunmayacaklardır. Meclisin davetiyeyle altı ayda bir alelade, icabında olarak cemiyetin bütün azası toplanır, bir umumi meclis yapılır; hesaplar görülür, görülmüş işlerle gelen yıl görülecek temeli işler için görüşülür, kararlar verilir; idare meclisi bu kararlar temelinden ayrılmaz. Cemiyeti reisiyle sandıkkarı umumi meclis intihab eyler. İdare meclisi azası tekrar intihab edebilir, bu meclis kitabet vazifesini kendi azasından birine verir. Altıncı madde: Cemiyetle cemiyetin mührü hükümetçe kanunca tanınmıştır. Yedinci madde: Cemiyete başka yerlerde kendi emelince, temelince kurulacak cemiyetlerle birleşmez, istiklalini daima korur. Ereğli sınırlarından dışındaki hemşehrilerinin evlenme işleriyle de oyalanmaz. Sekizinci madde: Cemiyet ancak bir umumi meclis, fakat umumi azanın üçte iki reyi ile dağıtılabilir; dağıtılınca nakli malları, mülkleri, arazisi, vakıflar, her şeyi Ereğli maarif komisyonuna terk edilecektir.

Toplumsal Tarih, Vol. XVII, No. 104, Ağustos 2002, ss. 26-29.

Hiç yorum yok: